23 Nisan 2010 Cuma

Kokoş oldu...


Defnenil'e yazlık keten ayakkabı araken bu sevimli kokoş şeyleri gördük. Babası pek sevdi. Defnede ayağında çıkarttırmayınca. Onun olduklar, normalde ayağında ayakkabı sevmez, çırtçırtlarını açıp çıkarır , ama bunları pek sevdi. Evde bile giyiyor. Bulursanız kaçırmayın markası Keeq Kids ...

22 Nisan 2010 Perşembe

Dikkat anne bunalımda..

Defnenin ağzı savaş alanı gibi heryerde bir kabarıklık, tümsek, dişler patlamış patlayacak,Köpek dişleri çok zorluyor. O kadar huysuz ki anlatamam, bakmayın fotoğraflarda güldüğüne, sürekli mız mız, ağlıyor bağırıyor. Benim sinirlerde laçka bende ona kızıyorum zaman zaman. Üzülüyorum sonra..

Ben çabuk sinirlenen biriyim. Bu özelliğim anne olmak için hiç uygun değilmiş. Bu geçen 14 ay çok törpüleyemedi beni. Hala zaman zaman evde başından dumanlar çıkaran biri olarak geziyorum. Tabi bundan Defnenil'de payını alıyor malesef. Ardından çok üzülüyorum ama iş işten geçmiş oluyor bir kere. Şöyle sakin annelere çok imreniyorum..Varmı bunun sırrı?

Anne olmak ne zormuş.
Sürekli evde olmak.
Birinin sürekli sana bağlı olması.
Sana kalan bir kaç saatin hiçbir şeye yetmemesi.
Üzerine çok yoğun çalışan bir eş.
1 saatlik uyku arasında ..Ütülenecekler sepetini boşaltmakmı? bir satır kitap okumakmı? akşamki yemeği hazırlamakmı? Evi toplamakmı? ne yapmalı..

Şapka olan mikserin karıştırma haznesi..

Seviyorum seni çok ...

15 Nisan 2010 Perşembe

Kıssadan hisse

  • Sanat çalışmalarına boyunun yettiği yerlerden başlar diye düşünüyordum. Ama epey yüksekten başladı. Kurşun kalem duvardan nasıl çıkar :)
  • Düz duvara tırmanmak derlerya aynen öyle. Artık ne yapabileceğini tahmin edemiyorum. Bu durumda kazalar bizi bekliyor.
  • Havalar bi garip evdemi kalsak dışarımı çıkmak bilemiyorum. Tam hastalanma havası çünkü.
  • Lost 6X12 izledim. Canım sıkıldı. Bir zamanlar Jack ve Sawyer arasında kalmışken Desmond geldi de hayatın anlamı değişti. Ellerin kırılsın Black Smoke. Asıl kör kuyulara sen düş, merdivenin olmasın..
  • Haftasonu biyerlere kaçsak yeter sıkıldım :(

Tarihe not...

  • Sağ üst sol alt köpek dişler geldi.. Etti 12

8 Nisan 2010 Perşembe

Kaza geliyorum der, ama dinleyene..

Dün yatak odamızı düzeltirken Defnenil bizim yatağa çıkıp zıp zıp zıpladı, Yapma etme, in desemde dinlemedi. Ben durdurdum o zıpladı, zıplası zıpladı... Sonunda uçtu ve bizim döküm peteklere çenesini geçirdi. Sesten yan komşular geldi o derece .. Kırıldı sandım. Ağladı buz koymama izin vermedi. Hemen morluk ve ödem için arnica sürdüm. Ağladı ağladı sustu.. Çenesi kanamadı ama anında morardı. Şuan çenesi 2 parçadan oluşuyor. Sağ çene sol çene..

Şimdi normal insan evlatları bu gibi durumlardan ders çıkarır. Ama Defnenil çıkarmaz. Masaya çıkmanın kolay yolu masanın altına girmek, sandalyeyi geriye itmek, üstüne çıkmak ve masaya tırmanmak olarak 4 aşamadan oluşuyor.Ve bu aşamaları 5 saniyede yapıyor :)Salondan çıkıp geri döndüğümde kendisini istisnasız her seferinde masada buluyorum. Sandalyelerin fazlalarını kaldırdık. Masayı duvara dayadık. Masada ilgisini çekebilecek şeyleri kaldırdık. (Bilgisayar hariç) her çıktığında bıkmadan usanmadan indirip çıkmaması gerektiğini anlatıyorum ama. Sanırım bir kezde masadan düşmesi gerekiyor.

6 Nisan 2010 Salı

Şart oldu...

Bahar geldi, kıyafetlerde düzenlemelere başladım. Önce zevkli olandan Defnenil'in kıyafetlerinden başladım. Küçülmüşler vardı önceden ayırdıklarım. Sonra geçen yazdan aldığım bu yaz giyecekleri var, Kışlıklar kalktı küçülmüşler ve gelecek kışa giyilecekler diye ayrıldı. Sonuçta 2 valiz ve 6 tane ıkeadan aldığımız kapaklı kutulardan oldu. Kuzen hadi artık bekliyorum. Yoksa benim ikinciyi yapmam şart oldu.




3 Nisan 2010 Cumartesi

10 olmuşuz..



Köpek dişleri damağı yardı yaracak. Ben onları beklerken, arkada azı arkadaşlar gelmiş, hemde geleli çok olmuş. Farketmemişiz :( Küçük mağara dolup taşmış..

Deli Kızın Türküsü..


Eskiden takı yapardım, ama takmazdım :) takacak birini buldum. Bir iki tane taktık kesmedi, hepsini taktırdı, ağırlıktan boynu kopacak, Deli kızım benim.


2 Nisan 2010 Cuma

Eğitim Notlarım..

· Oyun çocuğun kendi istediği zaman yapılır.

· Çocuklar oyunda sonuçla ilgilenmez, süreçten zevk alır. Örneğin küpleri üst üste dizebilmek önemlidir. Dizme işi bitip kule oluştuktan sonra bir tekmede devirirler.

· Alıştırma oyunları denilen, herhangi bir objeyi inceleme, evirip çevirme, koklama, tadına bakma, vuma, ses çıkarma vs. oyunlar 18. aya kadar devam eder.

· Sonrasında İnşa oyunları gelir, küpleri üst üste dizip bina yapma, arabaları sıralayıp otopark yapma, hayvanları dizip hayvanat bahçesi yapma gibi.


· Sonrasında sembolik oyunlar gelir, bu döneme miş dönemi denir. Yemek yiyiyormuş gibi yapma, bebeğine yediriyormuş gibi yapma, araba kullanıyormuş, gibi yapma.

· Ardından rol dağılımlı oyunlar başlar, sen anne ol ben baba, sen doktor ol ben hasta vs. kural koyup ona göre oynarlar, ama kurallara tamamen uymak mümkün değildir. Bu dönemde çatışmalar başlar beğenmediği kuralı değiştirmek için mücadele eder, fikir üretir. Tartışır, Kendi kurallarını karşı tarafa kabul ettirmeye çalışır.


· En son kurallı oyunlar gelir, Seksek mesela çizgilere basan yanar. Jenga, scrable vs.. Büyüklerin tahammül edebildiği yegane oyunlar bunlardır.

· 18-36 ay arası hafızaları çok gelişir, Problem çözme, işlem yapma, hafızaları oyunla gelişir bu dönemde duygusal iniş çıkışlar çok fazladır.


· 2 yaşından sonra paralel oyunlar başlar, Bu dönemde arkadaşa ihtiyacı vardır, Ama arkadaşıyla oyun kurup oynaması beklenmez, sadece izler ve onun yaptığının aynisini yapar.

· Bir süre sonra Birlikte ayni şeyleri yapma dönemi başlar, ayni anda kum havuzuna kum taşımak , yada ayni anda arabaları dizmek gibi. Taklit ve sosyalleşe bu dönemde çoğalır.


· Sonrasında Paylaşımlı oyunlar başlar, Burada arkadaşı olmadan oynayamayacağı oyunlar olduğu için yardımlaşma başlar, salıncakta önce bir çocuğun arkadaşını sallaması, sonra yer değiştirmeleri gibi, Birinin kaleci birinin futbolcu olması gibi. Sana ihtiyacım var mesajı verilir.

· Çocuk oyun oynarken yanlış yapmaktan korkmaz.


· Çocuğa soru sorarken doğru cevapları sunmayın. Onun bulmasını sağlayın. Mesela küplerden kule yapıyor ve yıkılıyor. Ne yaparsak daha sağlam olur? Yıkılmasının sebebi ne? Neden dengesi bozuk? Gibi sorularla geniş olan parçanın altta olması gerektiği buldurun. Bulamazsa Geniş olanı alta koysak nasıl olur sence? Diyerek sonuca ulaşması için denemesi sağlanır.

· Çocuk resim yaptığında resme yorum yapma. Çok güzel ev, çok güzel ağaç değil. Süreçle ilgili yorum yap. Ne güzel renkler kullanmışsın. Ne güzel boyamışsın. Evin yanına ne çizeceksin? Ağacı hangi renge boyayacaksın?


· Soru sorarken ucu kapalı olmasın. Cevabı evet hayırlı sorular sorma. Uzun uzun anlatabileceği şekilde sor.

· Soru sor cevabı buldur.


· Çocukla oynarken o ne yapıyorsa aynini yap bir adım öne geçme, o yerde sürünüyorsa sende sürün, o bir şeyleri birbirine vuruyorsa sende vur. O zaman ben annemden- babamdan daha iyi yapıyorum der ve kendine güveni gelişir.

· Elinde bir şeyle sakin sakin oynuyorsa, yanına gidip yeni bir şey verme kafasını karıştırma. Bırak karışma.


· Tek tip oyun oynanan ve pilli oyuncaklar sakıncalı. Onun yerine farklı şekillerde oynayabileceği ahşap oyuncaklar, ev eşyaları, Boş ilaç kutusu mesela, hem telefon yapar kulağına götürür. Hem içine bir şey koyup sallayıp ses çıkarır. Boş bir mukavva kutu bile daha çok işe yarar, Kutunun içine girer, eşyalarını koyar, kafasına koyup şapka yapar, itip araba yapar, bir kutudan farklı şekillerde oyunlar çıkarır. Ev eşyaları ile oynamasına izin ver. Mutfak eşyaları mesela..

Aldığım notlar bunlar, Sonuç olarak bir çok yerde okuduğumuz bildiğimiz şeyleri ufak bir kısmını sığdırabildik bir saate. Keşke daha uzun dinleyebilseydik..

1 Kadın 1 Erkek

Arda: Defne neden hep kafanla oynuyorsun ya bitlendinmi yoksa?

Defnenil: Offf ne biti ya saçmalama, saçımın yeni modelini çok sevdim bozulmasın diye düzeltiyorum.

Arda: Aman nesini sevdin? tavuk ibiği gibi yapmışlar hemde üç tane.

Defnenil: Aman Arda sen ne anlarsın ki, ben buna kaç para verdim biliyormusun.


Arda: benim saçım bile seninkinden güzel kızım şımarma in aşağıya


Defnenil: Aman küstüm ben oynamıyorum.
Arda: Tamam kızma kuzen ya, çok güzel olmuş. valla bak.
Arda: [ iç ses] bu yaşıma geldim şu kadınları anlayadım üstadım..

1 Nisan 2010 Perşembe

O oynadı ben dinledim..

Defnenil'le bugün Happy Family Club'e gittik, giderken tereddütlerim vardı, acaba bensiz oynar mı? beni etrafta görmeyince ağlar mı, diğer çocuklarla ne yapar, aslında oyun grubumuzdan başka çocuklara alışık ama, sonuçta evde başlarında biz oluyoruz. Korktuğum başıma gelmedi :)

İçeri girmemizle Defnenil'in iplerini koparması bir oldu. Üst katta oyun alanında oynadı, sonra top havuzunda oynadı, her zamanki gibi tüm girişkenliği ile abilerinin ablalarının peşinden koşturdu durdu. Bir saat kadar sonra yanına gittiğimde kucağıma gelmedi bile, Kısacası Defnenil burayı sevdi, Ama bize oldukça uzak sürekli gidemesek te arada kaçamak yapacağımız kesin....

Defne oynarken ben ne mi yaptım. Uzm. Psikolog Suzan Özkök'ün eğlenceli anlatımıyla Oyun neden önemlidir, Neler sağlar? konulu eğitimini dinledim. Hangi oyuncaklar, oyunda anne babanın rolü, oyunun yaşlara göre gelişimi gibi çok faydalı bilgiler aldım. Keşke daha uzun olsaydı tadı damağımda kaldı..


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...