31 Ekim 2010 Pazar

Sadece Foto...



Tatlı krizine girmiş.. Babişkoda vermiş



Anne aktivite yapalım demiş 3 dakika sürmüş :(

30 Ekim 2010 Cumartesi

Dizüstü Defnenil


Babasının laptop çantasına önce kendi giriyor, sonra oyuncaklarını sokuyor. Birde ceplerine oyuncak dolduruyor. yeni oyun alanımız...

29 Ekim 2010 Cuma

Fırtınadan arda kalan....


Sabah geç uyandım. Ömer '' hemen camdan bak ''dedi!!!
Akşamki fırtına bizim apartmanın arkasındaki parkta bulunan 3 ağacı yerinden sökmüş :(
Belediyeye haber verdik hemen, ama şu saat itibariyle gelen giden yok.
az önce baktığımda 2 genç önünde fotoğraf çektiriyordu..
Defnenil'de sürekli camdan bakıp ağaç ağaç diyor.
Not: Babişko der ki Ağaçlar akasya ağacıymış, kökleri yüzeye yakın olurmuş

Güncelleme : 5 gün sonra bi zahmet ekip yollayan Kadıköy belediyesinin bulabildiği tek çözüm, 3 ağacıda kesmek oldu. Camdan sarkarak kesen ekibe sordum yeniden dikilemez mi diye.. Abla biz böyle emir aldık dediler.. Bu ağaçlar Bağdat cadesinde olsaydı yeniden dikilirdi eminim...

27 Ekim 2010 Çarşamba

Tamamlama Kartları..


Defnenil'in ahşap puzzleları pek sevmiyor bir iki tane takıyorsa takıyor . Gerisini dağıtıyor. Onun için derginin verdiği bu tamamlama kartlarını sevip sevmeyeceğinden emin değildim. Lamine ettirmek için biraz daha beklemeyi düşünüyordum. Ama dün oyun grubunda Füsun nasıl olacağını merak edince yakındaki kırtasiyede yaptırdık. A4 boyutunda bir tabakayı 1,5 liraya yapıyorlar. Laminasyon makinası almayı planlıyordum ama bu durumda gerek kalmadı. Yaptırmak istediğim şeyleri biriktirip orada yaptırmak daha az maliyetli olacaktır.

Gelelim Defnenil tamamlama kartları ile oynadı mı kısmına..

Önce hayvanları tanıttım, dizdim,biraz nasıl tamamlanacağını gösterdim. Bizimki Zebraya at dedi. Sonra gergedanla zebrayı tamamladı ve yeni bir tür yarattı Gergozebra ..Zooloji dünyasına hayırlı olsun

Bizim için henüz erken sanırım...



26 Ekim 2010 Salı

21 Ay biterken kısa kısa ...

Defnenil bugün 21. ayınıda doldurdu 2 yaşına ne kaldı şunun şurasında..
o artık bir bebek değil bunu hergün bize kanıtlıyor. HAYIR dönemine girdik. İyi kötü farketmez herşeye hayır hayır diye karşı çıkıyor.

Yemek yiyelim mi ?hayır
gel altını alayım?  hayır 
Parka gidelim mi? hayır



Şu aralar sevgi gösterisinde bulunarak istediğini yaptırmaya çalışıyor.
İsteyipte vermediğim bişey için hemen bir öpücük konuyor yanağıma, yada kızacağımı bildiği şeyleri yapınca, daha ben kızmadan hızlıca öpüveriyor. Benim buzlar eriyor hemen daha 21 aylık bir çocuk nasıl çözdü bu durumu şaşırıyorum..



Tam bir babacı şu sıralar babası eve girince tamamen benden kopuyor sürekli beraberler. Benimde işime gelmiyor değil :)

Konuşma konusunda bolbol bizi taklit ediyor, Babası hararetle bişey anlatıyorsa başlıyor o da anlatmaya, ama o kadar seri ve yüksek sesle anlatıyorki  biz susmak zorunda kalıyoruz.

Sonra bizi yanyana görmeye dayanamıyor, hasbel kader koltukta otururken sarıldıysak yada azıcık yakınlaştıysak hemen aramıza giriyor. Bizi ayırıyor :)


En sevdiğim görüntülerden biri ile bitsin bu yazı..

25 Ekim 2010 Pazartesi

Tarihe not...


Doğduğun zaman Yudum sana Leylek şeklinde bir kolye ucu vermişti ve ''Dünyada gezmediğin yer kalmasın '' demişti. Bende inşallah demiştim. Başlangıç için ilk vesikalık fotoğrafın :)

23 Ekim 2010 Cumartesi

Buzz ışık yılı bizim eve de barış getirdi...

Şu sıralar Defnenil'e Lego almak için araştırma yapıyorum. Hangisinden başlamak gerek, neler var neler yok, kim neyi almış, yorumlar falan nette geziyorum. Babişkosu Almanya'dan kızına Lego almış. Tabi orası bu işin kaynağı olunca seçenek çok ama ne alacağına karar verememiş ve sonra gözüne bu Lego duplo Toy story takılmış. Defnenil oyuncak hikayesi filmlerine bayılır. Filmi izlerken sürekli Buzz'a baj baj diye bağırıp duruyor :) bunu hatırlayan babişko bu seti kapmış gelmiş. Gece geç saatte gelince sabah verebildik. Kutuyu gören Defnenil'i görmeliydiniz çok sevindi. Hemen açtık kurduk çok sevdi. Baj nidaları ile evin içinde gezdi durdu. Barış bizim evede geldi :) Sırada annenin gözüne kestirdiği şu set var

22 Ekim 2010 Cuma

Tarihe not... Uyku

Bugün Nurturia da bir soruya cevap yazarken. Uyku konusunda bloga pek bir şey yazmadığımı fark ettim. Oysaki zorlu bir süreçten geçtik ve sanırım şu sıralar rahata erdik.

Defnenil daha doğmadan önce okuduğum ve o zamanlar kafama da yatmış olan Feber yöntemi vardı mesela. Bizim hatun teşrif edince ve ben ağlamasına dayanamayınca bir türlü uygulanamadı. Bir kaç denememiz oldu ama uzun uzun ağladığı için rafa kaldırdık. Sonra daha bi kaç aylıkken uyutamıyorum ve akabinde uykusuzluktan ölüyorum diye sinir krizlerinin ucundan döndüğümü hatırlıyorum. Babamız imdada yetişirdi ama ertesi gün işe gidecek diye onada kıyamazdım. İki arada kalırdım..İlk aylar kabustu..

Sonra ayakta sallama olayına girdik. Eskilerden kalma yöntem işe yaradı ama uyutmaya çalışanı çok yoran bir şey olduğundan pek sevmedim. Defnenil hayatından memnundu oysaki...

Uyku rutini işine girelim dedim. Hani banyo kitap falan, Bizimki ona da gelmedi banyo yapan çocuk cin kesildi. Kitaplarıda sıpıttı attı...

Gece uykusuna  22:30 hatta 23:00 sularında ancak geçebiliyordu. Bu durumda sabahta erken kalkıyordu. O uyuduktan sonra bende iş güç yapıp çok geç yatınca, sabah uyanan Defnenil'i bizim yatağa alıp uykuya devam ettiriyordum. Çünkü beni uyurken görünce önce isyan etse de sonra yanıma kıvrılıp uyuyordu. Buda çok kötü oldu ve kısır döngüyü beraberinde getirdi. Geç kalkınca öğlen uykusu geç oluyordu ve dolayısıyla akşamda daha da geç yatmaya başlamıştı..Baktım ipin ucu kaçıyor çok kaçırmadan ipleri elime aldım..

Öncelikle sabah kalktığında yeniden yatmadık bu durumda öğlen 12:00 13:00 arası uykusu geldi ve uyumaya başladı. 1,5 2 saat kadar uyudu ve akşam uykusu 21:30 en geç 22:00 ye çekildi. Bu saat alışması sırasında ayakta sallanmaya devam etti..

Saat olayını halledince sıra geldi sallanma olayına.. Öğlen ve akşam uykularında uyku saati gelmeden bir süre önce haber vermeye başladım. Mamamızı yicez sonra uyuyacağız. Yada oyun bitsin uyku vakti gibi. Sonra yatmaya giderken evde biri varsa ona bay bay yapıp öpücük verdik. Evde biri yokken rutin bozulmasın diye fotoğraflara bay bay yapıyoruz :) Sonra odasında kendi yatağında yatırıp üzerini örtüp uyku vakti hadi uyuyoruz dedim. Tabi ilk günler hemen uyumadı , kalktı ağladı hayır dedi, Odadan çıkmak istedi. Ama her seferinde sakinleştirip geri yatırdım. Geçiş dönemi olduğundan bazen yastığını alıp sallanmak istediğini söylediğinde salladık ama genelde yatağında uyutmaya devam ettik. İlk başlarda uykuya geçişi çok uzun sürdü. 1 saate yakın odasında oturduğumu hatırlarım. Ama 2 hafta kadar süren bu geçiş dönemi sonunda Nasıl uyuması gerektiğini öğrendi.

2 aydır Defnenil kendi yatağına yatıyor üzerini örtüyoruz. Odadaki koltuğa oturuyoruz. Odasını seyrederek bize bakarak 5 dk içinde uyuyor. Genelde sabaha kadar uyuyor.Bazı geceler 1-2 kez kalkabiliyor su içip yatıyor. yeniden uykuya dalana kadar bekliyoruz. Bazen uyanıp yanımıza geldiği oluyor. Yanımızda uyumasına izin veriyor, çoğunlukla uyuduktan sonra odasına taşıyoruz. Şimdiki çalışmamız henüz uyumadan odadan çıkabilmek bir iki denemede başarılı olsakta çalışılması gerek bir konu. Ama zamanla o da olacak..

Arada ufak esneklikler yapsakta uyku olayında sınırlarımız belirlendi..

Zaman zaman çok yaramaz, çok hareketli, çok inatçı , çok sinirli diye sitem etsem de. Bu konuda canım kızımın hakkını yememeliyim. 18. ayda uyku olayını çözdü. Teşekkürler bebeğim....

Foto: 2 ay 14 günlük

21 Ekim 2010 Perşembe

Çişten muhabbet..

Bugün Defnenil'i annenesine bırakıp markete gittim, ıbırt zıbırt vardı alınacak bizimki emin ellerde bende rahatça dolaştım markette. Aldım alacakları geldim eve, kapıyı açtım Defnenil'i üzerinde sadece badi ve bezsiz  buldum!!! Allah allah giderken tam takım giyinikti üstünü falan ıslattı herhalde dedim.

İçeri girdim annem panik kapat kapat altını diyor, anlatmaya başladı;

Bizim zibidi önce çoraplarını sonra eşofman altını çıkarmış, Sonra annanesine eğğ, öhh gibi sesler çıkarmış Bu sesler onun lugatta ''kaka yaptım'' demektir. Annanede açmış altını kaka maka yok, e açmışken silmiş almış bezi atmış. Yeni bez almak için sepete bakmış bez yok!!! Odaya bakmış yok, aramış taramış bulamamış, Defnenil'e sormuş bezlerin nerde diye bizimki göstermemiş :) O da bez bağlamadan giydirmiş. Dakkasına çiş yapmış parkeye. Annem almış yıkamış yeni çamaşır giydirmiş, bu sefer 5 dakka sonra yine çiş yapmış koşubandının üzerine:) Annem yine silmiş yıkamış o arada ben gelmişim...

Bezler Defnenil'in odasının kapısının arkasındaki bez torbasında. Ağzına kadar dolu bez var annem yerini bilir ama panik olmuş.
Benim bildiğim annaneler tuvalet eğitiminde bir numaradır bizimki fos çıktı :)
Benim kız amma çişliymiş 45 dk da 2 çiş vukuatı..
Bide bu hikayeyi annemden sonra Defnenil'den dinledim. Koşubandını gösterip çiş çiş dedi durdu.
Ben çok güldüm, annem nedense kızdı..

Biraz masum çokça yaramaz


Baba atta ditti..
Defnenil çok üzgün evin içinde baba baba diye geziyor. ama gelirken kızıma ciciler getirecek desemde pek kandıramıyorum..
Annanesi bizde devir teslim yaptılar babişkoyla.



Dışarıdaki kedilere bakmak için, bulduğu her yükseltiyi kullanan yaramaz kızım..
Çok seviyorum seni...

15 Ekim 2010 Cuma

2 bıdık..


Oyun grubumuza nazar değdi sanırım. Anneler ve bebişler olarak hepimiz sırayla hastalandık. Biz 20 gün falan oldu galiba anca toparlandık. Diğer arkadaşlar çok iyi olmayınca bugün sadece Füsun ve Nisan gelebildi. Özlemişiz valla.. Haftaya herkes düzelsin lütfen tam tekmil sayım yapıcam ona göre...





Fotoğraflar bugünkü kriz anının kurtarıcısı olan, çubuk kraker molasından :) 

12 Ekim 2010 Salı

Düşündükçe aklıma yatıyor sanki?

Tam iyileşemesekte yavaş yavaş eski  halimize dönmeye başladık. Dün parka indik mesela biraz kalırız dedim, 1,5 saat kalmışız. İpini koparan canavarla. Parkta bir anne ve kızıyla tanıştım Defnenil'den sadece 20 gün büyük. Koşuyolunda oyun grubuna gidiyormuş sosyalleşmesi için. Gittiği kreşin sahibi tanıdıklarıymış. Ben üç yaşında tam gün göndermeyi ve çalışmaya başlamayı düşündüğümü söyledim. Kreş sahibi tam gün kreşi gereksiz görüyormuş. İlkokula başlayana kadar yarımgün gönderin, Çocuk sabahtan akşama kadar akranlarıyla oyun oyna, aktivite yap, hopla zıpla, curcunaya sokmak gereksiz. Evde kendi odasında kendi başına kalmayada ihtiyaçları var diyormuş. Kız o kadar mantıklı anlattı ki hak vermeye başladım. Akşam babişkoya bahsettim o da doğru dedi. Yarım gün kreş yarım gün evde anne yada bakıcıyla...

Sonra bloglardaki oyun grubu kreş yazılarını okumaya başladım.Dün Ege'nin macerasını ordanda Hülya ve Hilal'i okudum. Okudukça korkmaya ve hak vermeye başladım, hergün bikaç saat oynayacakları adam gibi bir yer bulsam gerisini ben olmasam bile bakıcı ile evdede yaparım. En azından ne yedi, ne içti, nerde uyudu,derdi tamamen bitmesede biraz azalır mı acaba?

Tarihe not...

Kullandığı biçok kelime var. Uzun zamandır not etmemişim oysa bunlar çok kıymetli atlamamam gerekiyor...

Kelime: Çiş
Anlamı: Çiş

Kelime: Çi
Anlamı: Çiz

Kelime: At
Anlamı: At

Kelime: Aba
Anlamı: Araba

Kelime: Teçi
Anlamı: Keçi

Kelime: Abi
Anlamı: Ağabey

Kelime: Çedi
Anlamı: kedi

Kelime: bi, ti, uc
Anlamı: Bir, iki, üç

Kelime: Arda

Anlamı: Arda Kuzeni

Kelime: Can
Anlamı: Can Kuzeni

Kelime: Assa
Anlamı: Aslan

Kelime: Tap
Anlamı: Top

Kelime: Attı
Anlamı: Attım

Kelime: Bitti
Anlamı: Bitti

Kelime: Uça...Fuuuu
Anlamı: Uçak  Fuuu uçma efekti :)


Kelime: Taat
Anlamı: Kağıt

Kelime: Kadeş
Anlamı: Kardeş

Kelime: Gulı gulı
Anlamı: Güle Güle

Kelime: Çiçe
Anlamı: Çiçek

Kelime: Tu
Anlamı: su

8 Ekim 2010 Cuma

Eğitim şart..

İstanbul Parenting Class'taki Çocuğumla 1-3 yaş eğitimimiz bitti:( Gönül isterdiki çocuklar büyüyene kadar her perşembe yine anne-baba olarak koşa koşa gidelim.Sinem hanıma soralım da soralım.O da tatlı tatlı anlatsın...

Çocuk gelişimi ile ilgili bir çok konuda çok okuyup araştırdım. Çok okuyup bir çok kaynak takip etsende,  belli bir kurumda sırf sana özel senin başından geçenler baz alınarak hikayedeki örnek sen olarak verilen eğitim, seminer,danışmanlık adı ne olursa olsun çok yararlı olduğu kesin. Şiddetle tavsiye ederim...

Doğru bildiğimiz yanlışları bulduk.
Doğrularımızın üzerinden geçtik.
Hatalarımızı azaltmak için daha fazla şey öğrendik.
Daha 2. haftada masaya çıkma sorunumuzu hallettik.
Defnenil'in böyle bir babası olduğu için çok şanslı olduğunu biliyordum ama birde Pedagog onayı aldık :)
Artılarımı eksilerimi gördüm. Çokta kötü değilmişim :)
Bundan sonra periyodik olarak güncel eğitim notlarımız gelecek. Takıldığımız her konuda kapılarını çalmaya devam edeceğiz...

***Foto: Istanbul Parenting Class'tan araklanmıştır..
Kontrolden geldik. Yeni ilaçlar yeni şuruplar, yeni pastiller..
Çok az yağmurda yürürdük. Eczaneden eve kadar.. yağmuru çok sevdi bıcır bıcır anlattı durdu. Hasta ama gevezeydi...
Yeni paltosuyla çok şekerdi, minik bir hanımefendi oldu :) Hasta ama havalıydı..
Mamasını yedi öğlen uykusuna daldı hemde kendi kendine...Hasta ama usluydu..

7 Ekim 2010 Perşembe

Karantina bölgesi

15 gündür hastayım. Öksürük illeti geçmek bilmez bişeymiş. Doğal olarak Defnenil'de öksürmeye başladı. İpin ucu kaçmadan geçen cumartesi acilden doktora götürdük. Şurup falan ama ben iyileşemedim ki çocuk iyileşsin. Benim KBB ci fos çıktı bir gargara ve pastille öksürük geçermi ya? adam doğru düzgün ilaç vermedi benimde boş anıma denk geldi herhalde bi şurup bile yazdırmadan çıktım. Bu durumda halim harap gündüz bişey yok ama gece kriz yaşıyorum. Yatağa yatınca köh köh öksürüryorum. Yarın hem benim hem Defnenil için yeniden randevu aldım. Ayrıca Defnenil'de öksürük, kısmen burun akıntısı falanda var. Bugün pişikte oldu tam oldu. Altını alırken canının acısından ağlama krizlerine girdi ,kesinlikle dokundurmadı yıkadım sürekli havlu değerken bile ağladı. Hemen aklıma ilk aylarda şu geçmeyen pişik sorunumuz geldi Allahım kabus gibi.. Öksürükten bile beter şu pişik umarım bu gece toparlar biraz Sudocrem sürdüm. Yatalım kalkalım bişeyimiz kalmasın lüüüütfeeeeennnnn

4 Ekim 2010 Pazartesi

Fotoğrafçı aranmıyor. Çünkü bulundu...


 


Sevgili Burcu Defnenil'in birbirinden güzel fotoğrafları çekti. Defnenil mi bu kadar güzel, yoksa objektifin arkasındaki Burcu'mu çok maharetli bilemedim :) Bakmaya doyamadığım pozlar var elimde. Çok güzel ''anlar'' yakaladı.Benim kıpır kıpır kızımın poz vermesi imkansızken, bu kadar başarılı şeyler ortaya çıkarttığın için çooooooooook teşekkür ediyorum Burcu...


Ellerine, emeğine sağlık...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...