29 Kasım 2010 Pazartesi

Graco Nautilus 3-in-One Car Seat




Uzun araştırmaların sonunda aldığımız yeni oto koltuğumuz Graco Nautilus 3-in-One Car Seat Şampuan reklamı gibi olacak ama üçü bir arada bir model.  9-36 kg. Yurtdışında yaşayan arkadaşlardan ve kullanıcı yorumlarından, epey araştırdıktan sonra almaya karar verdik.
Graco Türkiye'ye şubat ayı itibariyle gelmiş bir marka, fakat yurtdışında özellikle Amerika'da çok kullanılan ve güvenilir bir markaymış. Defnenil memnun kaldı dolayısıyla biz de sevdik.

Özellikleri
  • Kullanım Aralığı: 9 aydan 12 yaşa kadar
  • Yan darbe koruması
  • 5 noktalı kemer
  • Kilitleme mekanizması
  • Yatırma koluna doğrudan erişim
  • Sezgisel kemer sistemi
  • Tek elle ayarlanabilen baş desteği.
  • Yükseklik ayarı 
  • Ek yenidoğan parçası
  • Makinede yıkanabilir örtü
  • Entegre bardak tutucu  (Çok işe yarıyor)
  • Arka koltuk düzenleyici
  • Katlanır tente
  • Otomobil koltuğu alt paspası
  • Ürün Ağırlığı 48 * 50 * 88/68
  • Ürün Ebatları 8,86 kg

26 Kasım 2010 Cuma

22 aylık kuzu, içine şeytan kaçan anne babası.....

Defnenil bugün 22 ayını doldurdu. Bu aylardaki her çocuk gibi dillendi ve balına bal kattı. Hastalıklar dışında çok keyifli bir çocuk. Bebeklik dönemdeki zorluklar çoktan unutuldu. Uykusuz gecelere veda edeli çok oldu. Yeme sorunumuzda yok. yani zorlukları atlattık sanki...

Eee niye yazıyorsun bunları diyeceksiniz.. Bizim içimize şeytan kaçtı. Sohbetlerimizin çoğu dönüp dolaşıp ikinci çocuğa geliyor. Arkadaşlarımızın ikinci bebekleri oldu yada ikinciye hamilelik haberlerini alıyoruz. Tam zamanı diye konuşuyoruz. Kardeş şart diyor babişko, iki ablam var, bence de şart ama yine tek bakacağımı düşünerek gel gitlerim oluyor.

Bir gün tamam diyorum.
Diğer gün tüm imkanlarımızın tamamını Defnenil'e verelim diyorum.
Sonraki gün şimdi hamile kalsam aralarındaki ay farkı ne kadar olur diye hesap yaparken  yakalıyorum kendimi.
Sonraki gün Defnenil daha çok küçük ona da yazık diyorum..

İsim bile bulduk ya o derece yani. Ben bunları yazarken Aşkı bunun kendini sevmemize izin vereninden yapalım diyor. Yapalım yapalım her sohbetin içinde.. Şeytan sana diyorum, çık içimizden...

Tarihe not...


Yeni kelimeler var atlamadan yazalım...

Ayık = Ayak
Ayo = Alo
Kaye = Caillou
Roci = Rozi
Miçi = Mıckey fare
Hey bidili = Hey bilgili (Disney play hause çizgi filminde bir replik)
Ap ap = Hop  hop (havaya zıplatıp tutma efekti)
Öt = Ört (battaniyesini örtmeden uyuyamaz)
Çoap = Çorap
Çika = Çıkar
Sıca = Sıcak
Tittah = Timsah
Appak = Yaprak
Mami = Maymun
Otüy = Otur
Kak  = Kalk
Çoba = Çorba

22 Kasım 2010 Pazartesi

Tatil..


Bayram tatilinde pazar sabahı yola çıkmak üzere tüm hazırlıklar tamamlanmışken, cumartesi gecesi Defnenil ateşlendi. Önceki hafta Arda hastalanmıştı ablam tatile çıkmakta tereddüt edince onu rahatlatmaya çalışan ben. Defnenil ateşlenince gitmesek mi acaba oldum.. Aşkı biraz geniş bir adamda, Ordada hastane var dedi, rahatlattı beni. Ateş içinde şurup verip, ilaçlarıda yanımıza alıp çıktık yola.

İlk gün Defnenil biraz nane molla olunca otelde turlamak dışında pek bişey yapmadık. Diğer günler bizimki kısmen düzeldi de tatil başlamış oldu... Bol bol dinlendik.. Defnenil'in öğlen uykularında onu beklerken bende uyudum dinlendim. Çok abartmamaya çalışarak yedim içtim. Diyet bozuldu ama, diyetisyenimin dediği gibi kilo almadan gelmeyi başardım :)



Son günlerde Defnenil'in burnu akmaya ve öksürmeye başlayınca tadımız kaçtı. Çocuklu tatil zorlaşmaya başladı.. İlaç takviyesi yaptık, yemek yemedi günde 2 öğünü zor yedirdik, İyileşip gelen Arda'da kaptı hastalığı. Tabi kapacak butün gün dip dibe durdular, habire öpüşüp koklaştılar. Çocuklar hasta olmalarına rağmen yinede eğlenmeyi başardılar. Arada sırada diğer yeğenim Can'a Defnenil'i sepetledik. Onları gördükçe kızımın bir abisi olsa ne güzel olur dedim durdum. Kardeş şart :)



Konumuza dönersek,eğlendik, dinlendik, Defne'den nezle kapıp hastalandık geldik.. Tatil ne güzel, ne güzel hey...

Defne Koktu...

Aldığımız eğitimde çocukların duygularını tanımaları, anlamlandırmaları ve empati yapabilmemeleri  için o an hissettikleri duygunun adlandırılması gerektiğini öğrenmiştik.

Bizde önemini öğrendiğimizden beri bunu yapmaya başladık.
Bir şeye kızıp sinirlendiğinde ''Ona çok kızdın biliyorum''
Bir şeye üzüldüğünde '' Baban gittiği için çok üzgünsün ama akşama gelecek''
Yada eğlenceli bir oyun oynarken '' Bunu yapmak seni çok mutlu etti  di mi? '' gibi duygularını açıklayıp anlatıyorduk.

Defnenil bişeyden korktuğunda '' Korktun mu bebeğim korkma bak yanındayım '' gibi şeyleri söyluyor teselli ediyoruz. Bunu çok söylemiş olacağız ki bizimki şimdi yapmasını istemediğimiz bir şeyi yaptığında eğer kızacağımı anladıysa hemen ''Defne koktu'' diyor. Çünkü korktuğunda sarılıp teselli edeceğimizi biliyor. Dolayısıyla kızamayacağımızıda.

Olay şöyle gelişiyor:

Defnenil kitaplıktaki kitapları almaması gerektiğini bilir fakat alır, anne görünce ağlamaklı bir ifadeyle ''Defne koktu'' der.

Defnenil babasının cüzdanını almış tüm kartları paraları etrafa saçmıştır babası gördüğünde alt dudak bükülür ve '' Defne koktu'' der.

Defnenil taburesini mutfak tezgahına dayamış çekmeceleri boşaltırken yakalanmıştır. Anne tam hırlayacakken ses tonunu incelterek '' Defne koktu'' der.

Empati yapalım derken koktum ayağına hatun bizi resmen kullanıyor.. Asıl bu yeni nesil bebelerden korkulur ...
                                      

12 Kasım 2010 Cuma

Keyifler keka...

Pozlar dün akşamdan, öyle keyifli oturuyordu ki, bacak bacak üstüne atmış, Orta şekerli, bol köpüklü bi türk kahvesi yapıp götüresim geldi.

Defnenil zaman zaman tadından yenmeyecek kadar keyifli. Oyunlar eğlenceler gırla. Ama damarı tutunca da çekilmez oluyor. Bugünde oyun grubumuzun buluşması vardı, Egebahar'lara gittik 1,5 ay falan oldu sanırım hastalıklar, tatiller falan çakışınca bir türlü görüşememiştik. Defnenil öğlen uykusundan geç kalkınca geç gittik.Girişimiz pek maceralı oldu , Eli kolu yerinde durmayan kızım asansör kapısına elini sıkıştırdı, Kapıyı hemen tuttum ama epey canı acıdı, ağladı, sinirlendi.. Sonra kendine geldi de arkadaşları ile oynadı .

Özlemcim Tüyap kitap fuarından Egebahar'a kitap alırken bizim ufaklıklarıda unutmamış. Defnenil'e de çok güzel bir kitap almış. Arkadaşım diye demiyorum ama çok düşüncelidir kendisi.. Mahçup etti yine beni..

11 Kasım 2010 Perşembe

Tarihe not...

05.11.2010 itibari ile ''Benim'' dönemine girdik her şey ama her şey onun. Elinden alanın vay haline...

Şarkı söylüyor.. Ap ap ap (öp öp öp doyamadım)

Kelimeler:

Terbisi = Terbiyesiz
Çeiy = Çay
Düttü = Düştü
Koktu = Korktum
Heycani = Heyecanlı
Çile = Çilek
Ema = Elma
Pırça = Diş fırçası
Çoap = Çorap

8 Kasım 2010 Pazartesi

Bir yeni, bir eski..

Yeni:

Benim mi dünyadan haberim yok. Yoksa yeni bir oluşum mu tam bilmiyorum ama Collezıone markası çocuk giyimine el atmış. Hafta sonu babişko yurt dışında olunca kızların başına erkek lazım diyen Arda, annesini alıp bize gelmiş. Üzerinde pofuduk bir yelek vardı. Bende Defnenil'e tırım tırım yelek arıyorum, geçen kış gap yeleğimizle çok rahat etmiş tepe tepe kullanmıştık. Arda'nın yeleği gayet hoştu hatta ben yurt dışından falan sandım. Meğer halis hulis türk malıymış. Kidsooll diye bir marka.

Dayanamadım bugün gittim özellikle erkek bölümünü daha çok sevdim. Pek karizmatik üstler vardı. Kız bölümüne gelirsek ben Defnenil'le tek gitme gafletinde bulundum pek bakamadım ama yeleğimizi aldık. Benim gibi duymayan bilmeyen varsa demedi demeyin...

Eski:

Gelelim diğer markaya Füsun'da yazmış blogunda geçen hafta Defnenil'e body almaya LCWaikikiye gittim. Alışveriş yaparken bir görevli yanıma usulca yaklaştı :) Lcwnin yeni sezon başlarında kız annelerinin fikirlerini almak için düzenledikleri bir toplantı var katılmak ister misiniz? dedi. Playbarn'da olacakmış. bende ekürimle beraber yazdırdım adımızı. Hem çocuklara değişiklik olur oyun oynarlar hemde yeni bir yer görmüş oluruz dedim. Füsun'la aldık kızları düştük yola. Playbarnda ortam çok hoştu temiz, geniş, ferah ben çok beğendim.

Bunun dışında Lcw temsilcileri çok ilgiliydi. Tüm konular konuşuldu, renk seçimleri, model seçimleri , artıları, eksileri, başka markalarda olup onlarda bulamadığımız ürünler, neler üretilsin, en sevdiğimiz ürünlerimiz neler, yeni sezon ürünleri tanıtıldı hakkında görüşlerimiz alındı. Yeni sezonda çok farklı ve güzel parçalar vardı. Ocak ayında satışta olacakmış.. Bu arada katılan annelere hediye çeki verdiler. Çıkışta bebeler pusette uyudu bizde caddede turladık tam süper oldu :)

3 Kasım 2010 Çarşamba

Büyükanne ve kağıttan bebekleri...


Fotoğraflarda gördüğünüz Defnenil'in büyükannesi. Yani babişkonun annanesi. Elinde makasla ne mi yapıyor?
Kağıttan el ele tutuşan bebekler kesiyor. 90 yıl sonra ilk kez dedi. Unutmamışım dedi. Ben çok mutlu oldum...


Bunlarda geceden diğer kareler :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...