29 Haziran 2011 Çarşamba

Tuvalet Eğitimi - Gelişme


Tuvalet eğitimimizde bir gelişme daha oldu eklemek istedim. Artık lazımlık kullanmıyoruz. Potette yardımı ile klozete yapıyor. Potette ile yaparken çok dengeli olmadığında düşerim diye tedirgin oluyor. Çözüm olarak hem Defnenil, hem bizim kullanımımıza uygun olan şu ürüne bakmaya karar verdim. Her klozete uymuyormuş, onun için Ömer'le beraber bakmamız lazım...

Bunun dışında 6-7 gündür hiç kaza yapmıyor. İşi tamamen çözdü. Bazı geceler tamamen kuru kalkıyor, bazen de çok az yapmış oluyor. Elimde kalan son paket prima bitince gece bağlama olayını da bitirmeye karar verdim. Tahminen yirmi gün sonra yani :)

Dün akşam üzeri parka çıktık. Anahtarlığı cebime koymuştum. Bir yerde düşürmüşüm etrafa bakındım bulamadım. Ömer'in geliş saati nasılsa diye apartmanın bahçesinde beklemeye başladık. Bu arada bizimkinin çişi geldi. Korktuğum başıma geldi yani, yanımızda potette yok. Komşu teyzeler yaptır şuraya deyince, mecburen bahçeyi suladık. Genelde erkek çocuklarına has biz olay sanırdım mecburen bizde yaptık :) Yanlız bizimki pek sevdi. İki dakika sonra yine geldi dedi. Numaracı :)

28 Haziran 2011 Salı

Tepe Nautilus Çocuk Atölyesi Etkinlikleri

Tepe Nautiluste 27 Haziran 30 Temmuz arası çocuk atölyesi kurulmuş. Etkinlikler saat 14:00 te başlıyor 18:00 e kadar her saat başka bir faliyet yapılıyor.

Seramik
Ebru çalışması
Boyama
Hediye kart yapımı
Magnet yapımı
Çini
Sünger baskı
Kukla yapımı
Baskı atölyesi
Pano yapımı
Bilim deney
Ahşap boyama
Çanta yapımı
Rüzgar çanı
Notluk yapımı
Hediye kart yapımı bunun gibi bir çok faliyet var..

Bu aktiviteleri yapamayacak kadar küçükler için boyama ve oyun hamuru çalışmaları var..

23 Haziran 2011 Perşembe

Berbat bir gün...

18 haziran bizim için önemli bir gündür. Yeğenim Can ve Eniştemin doğum günü. Oğlunu eşinin doğum gününde, hemde normal doğumla doğurmuş bir ablam var. Eniştemin de hayatı boyunca aldığı alacağı en güzel hediyedir herhalde..
Biz cumartesi öğleden sonra hediyelerimizi alıp oradan ablamlara geçecektik. Hediyeler için Kozyatağı carreforua gittik. Alışveriş sırasında Defnenil çok hareketliydi, sürekli kaçıp başka başka yerlere gitmeye çalışıyordu. Bende işimiz bir an önce bitsin gidelim diye zapt etmeye çalışırken. Defnenil'in yeni geliştirdiği bir hareketi yaptı. Şöyle bir şey yapıyor. El ele tutuşurken birden ayaklarını yerden kesiyor ve kendini sallamaya başlıyor. Yani tek elinizi tutarak sallanıyor. Elini tutan kişide ister istemez onu ayaklarını yere basması için düzeltemeye çalışıyor. İşte bu hareket bizim günümüzü berbat etti çünkü Defnenil elimi tutarken yine kendini sallamaya başladı ve çııt diye bir ses duymamla onun ağlaması benim kırıldı, bir şey oldu demem bir oldu..

Hemen kucağıma aldım Ömer'in yanına gittim '' koluna bir şey oldu dedim'' bu arada Defnenil ortalığı yıkıyor.  Ömer kucakladığı gibi arabaya bindik. Arabada Defnenil'i teselli etmeye çalışıyorum ama kendime de kızıyorum neden kolunu çektim, bıraksaydım... hemen Acıbadem'e geldik. Acilden girdik ve kendimize doktora teslim ettik. İkinci denemede kolu yerine taktı. Dirsekten çıkmış. Arkasından garanti olsun diye röntgen çekildi kırık çıkık bişey yok çok şükür...5-10 dakika içinde kendine geldi. Oyuncaklara bindi doktor amcasının verdiği şekeri yedi. Herkese öpücükler vermeye başladı ...

Tehlikeli hareketler yapmamız yasak, mesela uçtu uçtu yapılır ya, hani anne baba elinden tutup uçurur, yasak...
Allahtan yer edip tekrarlama ihtimali düşükmüş.Doktor omuz olsaydı yer edebilirdi dedi. Bizimki dirsek.
Eve geldik Defnenil kendi kolunu öpüp ''geçti geçti'' dedi o an koptum ben tabi :(
Sonra ablamlar bize geldi onlara neler olduğunu anlattı. Olayı onun ağzından dinledik.. çok masumdu..
Defnenil düzeldi,unuttu... ama ben o gün kendime gelemedim. Kendimi çok suçlu hissettim. Artık ona dokunurken çok korkuyorum. Her an elimde bir parçası kalacakmış gibi geliyor :)

 Seni çok seviyorum bebeğim özür dilerim...

22 Haziran 2011 Çarşamba

Tuvalet Eğitimi - Gelişme

  • 1 Haziranda başladığımız tuvalet eğitimi, Gündüz kısmı sona erdi. (Maşallah) Çişte çok sıkıntı yaşamadık ilk bir kaç gün kazalar oldu. Ama etraf batmadan sadece body ve çamaşır ıslatan küçük kazalardı bunlar. Çünkü çişini kaçırdığını fark ettiğinde tamamını yapmayıp tutabiliyordu. Hemen lazımlığa koştuğumuzda durumu kısmen de olsa kurtarıyorduk. 5-6 gün içinde çiş olayı çözüldü. 
  • Kaka durumunda az da olsa zorlandık. İlk günler çamaşırına yapmak istedi. Sonra lazımlığa yapılan her kaka için bir stecker kazanmak ve evin istediği her yerine yapıştırmak sureti ile o da çözüldü. Şuan stecker vermememe rağmen her ikisini de lazımlığa yapıyor.Kazalar neredeyse yok denecek kadar azaldı. 
  • Dışarısı için potette aldık. Kullanımda sorun yaşamadık. Artık gönül rahatlığı ile geziyoruz.
  • Öğlen uykularından önce çişini yapıp yatıyor ve bezi kuru kalkıyordu. 15 gün kadar önce külotla mı, bezle mi yatacaksın? diye sordum. Külotla deyince öğlen bez bağlama olayını bitirdik. Ve uykuda kaza yapmadı.
  • Akşam yatmadan yine tuvaletini yapıyor.ve Sabah bezi neredeyse kuru durumda kalkıyor. Herhalde 1 kez çişini yapıyor. Defnenil 21:30 da yatıyor ve sabah 7:00 de kalkıyor.Bu durumda gece sadece bir kez tuvalete kaldırsam bu sorunu da çözeriz ama çişini ne zaman yaptığı hakkında bir fikrim yok.  Yani sabaha karşıdır muhtemelen ama henüz denemedim. Bir iki kez deneyip yine Defnenil'e sorarak gece bezini de bırakmayı planlıyorum.
  • Gözümde çok büyüttüğüm bir şeydi aslında ama çocuk hazır olduğunda süreç çok daha rahat ilerliyormuş. Ben aylarca uğraşacakmışım gibi karamsar bir fikre sahiptim. 1 aydan kısa sürede hallolmasına çok sevindim.
  • Darısı tüm anne ve bebişlerin başına.. Bezsiz günler ...


15 Haziran 2011 Çarşamba

Bitti.....

Defnenil kendi tabiri ile ''m.eme sütü''nü bıraktı.....

Tatilden döndüğümüz gün, sarılıp kucağımda oynaşırken ''m.eme sütü'' istedi. Beş gün görmeyince unutmuş olacağını düşünüyordum ama unutmamış :) Çok uzun emdi ve sonunda '' m.eme sütü bitti''dedi. Üç dört gün emmedi sonra bir kez daha istedi emdi ve bitti.....

Zaten son 4-5 aydır günde 1-2 kez, ama uzun emiyordu. Çok azaltmıştı. Çok az emdiği için beni rahatsız etmiyordu, açıkçası bıraktırmak için bir çaba sarf etmeyi hiç düşünmedim. Onun kararına bıraktım her şeyi....

Bir kaç gün sonra, yine kucağımda oynaşırken emzirme pozisyonuna yakın bir pozisyondayken aklına geldi, sordu, emmek istedi. ''Defnecim artık m.eme sütü bitti emmiyorsun, bardaktan pipetle içiyorsun'' dedim. Çok ısrar etmedi. Ağlamadı bende vermedim :((

28 ay bir bebeğin anne sütü alması için çok güzel bir süre bence.. Defnenil emdiği ve bende emzirebildiğim için çok mutluyum...

Buradan son bir yıldır emzirmeyi bırakmam için, saçma sapan söylemleri ile beni taciz eden eş dost, akraba, arkadaş, konu komşuya selam eder muratlarına erdiklerini bildiririm...Defnenil anne sütünü bıraktı...

''Koca kız oldu bıraksın artık
Kucağında komik duruyor ya bıraktır artık
Aaaa hala emiyor mu bu?
Bu yaştan sonra bir yararı yok artık neden veriyorsun ki?
Bak çok alışır sonra bıraktıramazsın?
Kreşe gidene kadar emecek misin kız zilli?''

13 Haziran 2011 Pazartesi

Atlı karınca dönüyor dönüyor. Dünya durmadan dönüyor dönüyor..


Pazar günü Defnenil öğlen uykusundan uyandıktan sonra dışarı çıkmak istedi. Ömer'in Avm fobisi var özellikle güzel havalarda kesinlikle kapalı alana girmek istemiyor. Bu durumda hem Avm olup hem açık alan olan Meydan'ı tercih ettik. Hava bir açıp bir kapatıyor, ayrıca seçim var nispeten tenhadır diye düşünsek te epey kalabalıktı. 



Otoparktan çıkar çıkmaz Defnenil atlı karınca ve kanoyu gördü. Scooterını oracıkta bırakarak koşmaya başladı. Arkasını toplamak bize düştü tabiki. İyi ki hafif bir şey almış:) 






Önce atlı karıncaya bindi bir tur. Ona binerken gözü trene takıldı. Sonra trene bindi. Ona binerken kanoları fark etti. İndi kanoyu istedi. Ama Su ve Defnenil müthiş ikili, ayağa kalkar kanoyu sallar, suya girmek ister dedik bindirmek istemedik ama çok isteyince dayanamadık. Çok keyif aldı. İki kere daha bindi. Zor ayırdık kendisini. 




Sonra yemek yiyelim yine geliriz, şimdi başka arkadaşlar binsin diye ikna ettik.  Dönüşte söz verdiğimiz gibi bir kez daha kanoya bindi. Kısa bir ıkea turu alınacak ufak tefek şeyler alındı. Dondurmasını da alıp evin yolunu tuttuk. 


Bir hafta sonu daha bitti....

11 Haziran 2011 Cumartesi

Pilsan Mini Scooter


Her gördüğü scootera binen, inmek istemeyen, olay çıkaran bir kızınız olunca. Daha erken deseniz de ona bir scooter almak zorunda kalabiliyorsunuz. 
Epey araştırdıktan sonra 3 yaşından küçükler için denge sorunu olmaması için dört tekerlekli olanların daha iyi olduğunu öğrendim. Plastik olması üzerine düşmesi yada çarpmalarda daha az hasar almasını sağlıyor. Ayak koyma yeri geniş olduğu için dengede durmasını kolaylaştırıyor. Çok hafif, hafif olması çocuğun yanı sıra anne baba içinde bir avantaj, çünkü kullanmadığı zaman taşımak bize düşüyor. Kornası var. Ürün 20 kg taşıma kapasitesine sahip, ve 3+ için tavsiye ediliyor bence 2+ için uygun. Kullanımı çok kolay Defnenil aldığımız gün evde koridorda kullanarak 1 saatte çözdü. Ertesi gün dışarıda kırk yıllık scooter kullanıcısı gibi artistlik hareketler yapıyordu. Bir çok markaya göre fiyatı uygun. Yaz için yeni bir oyuncak arayanlara duyurulur....

Yeni bir keşif

Cuma günü yaptığımız oyun grubu buluşmamız için, planımız geçen haftaki gibi Fenerbahçe parkında kahvaltı yapmaktı. Ama hava muhalefeti sebebi ile son dakikada rotayı Suadiye Beyaz Fırına çevirdik. Beyaz fırının en üst katında çocuklar için oyun ve parti alanı olduğunu okumuştum. Öğleden sonraları doğum günü kutlamaları olabiliyormuş. Sabah saatlerinde nispeten daha sakin, hatta boş bile denk gelebilir. Bizim şansımıza boştu. Sadece bizim kızlara tahsis edilmiş kocaman bir park gibiydi. Çok büyük bir oyun evi vardı. Kocaman bir mutfak ve bol bol ıkea oyuncağı. 2,5 saat hiç sorun çıkarmadan çok güzel oynadılar. Özellikle büyük oyun evini çok sevdiler. Güvenlik önlemleri çok iyi. Merdivenlerde parmaklıklar düşünülmüş, alçakta pencere yok. Siz çayınızı yudumlayıp sohbet ederken, çocuğunuzun da keyifle oyun oynayacağı bir yer keşfettik uğramanızı tavsiye ederim..


Mutfakta şaheserler yaratan şef Defnenil



Simetri hastası Defnenil ...

10 Haziran 2011 Cuma

Tuvalet Eğitimi - Başlangıç

***Tuvalet eğitimi konusunda Defnenil üzerinde izlediğim yolu yazmak istedim. Tuvalet eğitimi notlarımın bence önemli olan kısımlarını da ekledim. Süreçler Defnenil'e özeldir. Biz henüz yolun başındayız tamamen bezsiz kalana kadar güncelleme yapmaya devam edeceğim..


Tuvalet eğitimine başlayabilmek öncelikle Defnenil'in hazır olmasını bekledim. Biz geçen sene çok sıradan bir lazımlık almıştık. (Şarkısız, türküsüz, ışıksız bir şey ) İlk aldığımızda bezsiz bebekler hakkında yazılar okuyup kendimi gaza getirmiştim ama her çocuk bir değil. Bazıları bu işi çok kolay çözerken bazılarının zamana ihtiyacı oluyor. Örneğin evde abla-ağabeyi olan çocuklar bu süreci daha rahat geçirebiliyor. Yine de bir çocuğun tuvalet eğitimine başlayabilmesi için bence belli şartların oluşması gerekir. Bunları sıralamak gerekirse ..

Çocuğun dil konusunda yol katetmesi gerekir. Söyleneni anlıyor, ve uyguluyor, cevap veriyor olmalı. Emirleri alıp, hatırlayıp, uygulamaya koyabilmeli. Sorulan soruyu anlayıp, cevap verebilmeli. Tuvaletinin gelip gelmediği sorulduğunda, açıkça ifade edebiliyor olmalı.

Neyin nereye ait olduğunu bilmeli. Eşyaları yerli yerine koymaya çalışmalı. Çiş ve kakanın tuvalette yapılması gerektiğini idrak edebilmeli. Eğitim sırasında kakasını bezine yapan bir çocuğa kakanın yerinin lazımlık olduğunu göstermek için. Bezdeki kakayı lazımlığa dökerek
''Bak kakalar buraya yapılıyor, buradan da klozete dökülüyor, sonra sifona basılıp, baybay kaka yapıyoruz. Sonra ellerimizi yıkıyoruz'' diye sıralama yapılmalı. Kakanın yerinin bez olmadığı lazımlığa dökülerek gösterilmeli'' Ben bunu Defnenil'e bir kaç kez yaptım. Bazı çocuklara lazımlığa çiş yapmakta sorun yaşamazken . Kaka yapmaktan korkabiliyor. Kendilerinden bir parçanın düştüğünü görmeleri onları korkutabiliyor. Onun için bezdeki kakayı lazımlığa koymak, ait olduğu yeri göstermek çok yararlı oluyor. Allahtan Defnenil'de böyle bir korku oluşmadı...

Davranışları taklit etmeye başlamak. Çocuklar anneleri ve babalarını hatta çevrelerindeki bir çok kişiyi taklit ederler. Defnenil benimle tuvalete girmek konusunda çok ısrarcıydı. Büyüklerin tuvaletini nasıl yaptığı, akabinde neler yapıldığı öğrenip talepte bulunmaya başlamıştı. Tuvalet kağıdı isteyip, poposunu siliyormuş gibi yapıyor, sifona benle beraber basmak ve ellerini yıkamak istiyordu.

Çişini ve kakasını öngörülebilir zamanlarda yapmaya başlaması 2 yaşına gelen çocuk sindirim ve üriner sistemleri gelişimini tamamlar. Bağırsak hareketleri düzene girer, günün belli saatlerinde, tahmin edilebilir şekilde olmaya başlar. Bazen 1-2 saat kuru kalabilir. Öğlen uykusundan bezi kuru kalkabilir. Uyurken çişini tutmayı başarabilir .Defnenil'de kaka'nın saati tahmin edilir durumdaydı. Çişte ayni şey söz konusu değil. Fakat tahmin edilebilir olmasa da eğitim sırasında çişte çok fazla sorun yaşamadım. Hatta öğlen uykularında bağladığım bezi kuru şekilde kalkıp. Bir süre sonra çişinin geldiğini söyleyerek lazımlığını kullandığı oldu.

Tuvalet eğitimini tek seferde çözeceğim diye bir şey yok. Sizin attığınız bir adıma çocuğunuzun karşılık veriyor olması gerekir. 2 yaş civarı görülen huysuzluk ve inatlaşmalar yüzünden. Başlanan eğitim çocuk tarafından kabul edilmezse. Reddetme, inatlaşma, psikolojik olarak tuvalet tutma, kabızlık gibi sorunlarla karşılaşılabilir.  Bu gibi durumlarda eğitime ara verilerek çocuk gözlenip vereceği sinyallere göre ileri tarihlerde yeniden denemekte fayda vardır.

Lazımlık almak.Ve onun istediği yerde banyo, salon, çocuk odası. Oturması istenir. Gerekirse sevdiği bir oyuncak lazımlığa oturtularak teşvik edilir.Lazımlık soğuk gelmiş olabilir,oturmak istemeye bilir. Bu gibi durumlarda alışması için önce giyinik olarak ta oturmasını sağlayabilirsiniz. Bir tuvalet kitabı edinilebilir. Yada tuvaletini yapan bir çizgi film kahramanı izletilebilir.

Çocuğu bezsiz bırakmak. Defnenil'in üzerinde dısney kahramanlarının olduğu çok sevimli külotları var. Kedili, köpekli vs.. Bunları giymeyi çok sevdi. Bir kaç kez kaza yaptı ve külotundaki kahramanların ıslanmaktan hoşlanmadığı söyledim. Böylece onları ıslatmamak için çaba sarf edip, lazımlığı kullanmayı kendi talep etti. Sabah kalkar kalkmaz bezden kurtulup güne o şekilde devam ettik. Sadece öğlen uykularında ve uzun süreli dışarı gezmelerinde bağlıyorum...

Çok büyük tepkiler vermeyin. Olumlu olumsuz her ikisinde de çok fazla tepki vermeyin. Lazımlığı kullanan bir çocuğa zafer kazanmış edasıyla, çığlık çığlığa sevinç gösterilerinde bulunmayın. İnatlaşmaya girip, çocuğun bunalmasına sebep olabilirsiniz. Sadece ''Aferim bak sende bizim gibi tuvaletini yaptın'' demek yeterlidir. Defnenil lazımlığa ilk kez çişini yaparken ''sıcak'' dedi :) sonrada kendisiyle gurur duydu ve babasına göstermek istedi. Tuvaletten babasına seslendi. Ömer geldi  ve beraber ''Aferim sana çişini lazımlığına yaptın'' büyüdün artık dedik.

Kaza yaptığı zamanda kızmadan temizleyip, yeni çamaşırlar giydirdim. (Asla kaza yaptın gel bez bağlayacağım demedim) Sadece '' Tuvaletinin geldiğini fark etmedin sanırım kaza olmuş. Gel temizleyelim. Bir dahaki sefere bana haber ver lazımlığa yapalım olur mu ? ''dedim.

Önceki gün yakın mesafe parka giderken bezsiz çıktı. Yine akşam yakın mesafe avm ziyaretinde bezsizdi. Yan komşumuza bezsiz ev oturması ziyaretinde bulundu. Öğlen uykusunda bez bağlamama rağmen uyutmadan önce tuvaletini yaptıysa kuru kalkıyor. Öğlen uykularından tamamen kuru kalkmaya başladığında, kendisinin de onayını alarak bez bağlamamaya başlayacağım. Gece boyu kuru kalması için önce öğlen uykuları çözmeye başlamamız gerekir. Akabinde gece bezsiz yatmayı talep etmesini bekleyeceğim. Eğer bu konuda acele eder ondan bir talep gelmeden bezsiz yatırırsam ve ıslak kalkarsa morali bozulup, bu konuda ters tepki verebilir. Gece boyunca kuru kalmayı başarması için gündüz 3-4 saat kuru kalabiliyor olması gerekir . Bunu sağlayabilmek içinde eğer becerebiliyorsa kısa süreliğine çişini tutmasını sağlamak gerekiyor. Çişini biraz bekletebiliyorsa gece kuru kalkma ihtimali çoğalacaktır. Gece tuvalete kaldırdığınızda uykusu çok açılmasın diye lazımlığı odasında bulundurmakta fayda var..

Bir yaşından önce bezsiz kalan bir baba ile çok uzun süre yatak ıslatan bir annenin :) kızı olan Defnenil bakalım sen neler yapacaksın?? İnşallah bana benzemezsin....

9 Haziran 2011 Perşembe

Anne tuvalete gitmem gereeeek....


1 haziran itibari ile tuvalet eğitimimiz başlamıştır. Vatana millete hayırlı olsun. Defnenil'in favori cümlesi bu ''Anne tuvalete gitmem gereeeek'' Evde şekildeki gibi geziyor. Ona kalsa hiç bir şey giymeyecek...

Gelişmelere gelirsek. Çiş olayı halloldu gibi. Dün bir kaza yaptı. Üzerinde kedili bir külot vardı. ''Aaa kedi ıslanmış, kediler ıslanmayı hiç sevmez üzülmüş bak'' dedim. Hemen çıkardık köpekli giydik. Sonra ''kedi ıslandı anne çok üzülmüş'' diyerek gezdi. Şimdi köpeği üzmemek için elinden geleni yapıyor:)

Öğlen ve gece uykularında bağlıyorum uyanır uyanmaz açıyorum yine altını.. Bazen sırf elini yıkayabilmek için kandırıyor beni. Geldi deyip oturuyor lazımlığa, sonra aa gelmemiş diyor. Bende çiş kaka yapmayınca el yıkamaya gerek yok. deyip yıkatmıyorum. Ama eğitim notlarında okumuştum bu sefer sık sık el yıkamak için çişini tutarak parça parça yapabileceği yazıyor. buda sağlık açısından sakat bir durum. Bakalım şimdilik çiş tutma olayı yok gibi.

Kaka da biraz zorlanacak sanki, Bir kez çamaşırına yaptı. Yaptıktan sonra kakam geldi diye haber verdi. Lazımlığa iki kez, zaten günde bir yada iki kez kaka yapıyor. Salı günü tüm gün teyzesindeydik. Bez bağlamak zorunda kaldım. Bu tip istisnalar dışında evdeysek açık gezdiriyorum.  Sonra sokağa çıkarken eğer varsa evde yaptırıp, sonra bez bağlıyorum. Aslında yakınlarda olduğumuzda bezsiz çıkarmayı denesem olur herhalde

Dışarısı içinde bir şey almak lazım portatif lazımlık gibi bir şey araştırmam gerekir.
Tuvalet eğitim notlarımı yazmayı düşünüyorum..
Biraz nette araştırma yapmam lazım kaçayım ben ...


Güncelleme: Bugün öğlen uykusundan bezi kuru kalktı ve uyandıktan kısa süre sonra çişim geldi dedi. Lazımlığa yaptı :)

1 Haziran 2011 Çarşamba

Ciao & Merhaba

Biz geldiiik....Çooook keyifli bir tatildi.

Günde bir kaç kez ablamı arayıp, Defnenil nasıl, yedi mi? uyudu mu? huysuz mu? diye sordum. Ve '' Her şey yolunda, süperiz biz, burayı düşünmeyin keyfinize bakın''cevabı aldıkça keyiflendik. Gezdikçe gezdik. Adım adım, karış karış,sokak sokak kaybolduk, girmediğimiz sokak kalmadı her halde? Gezerken yorulup molalar verip bol bol yedik içtik. Gelsin pizzalar, makarnalar, lazanyalar, şaraplar, biralar...

Ama aklımızın bir köşesinde  hep Defnenil. Konuşurken onun kullandığı bir kelime kaçıyor ağzımızdan Ömer durup dururken soruyor mesela ''Naporsun '' Sonra kendimizi rahatlatmak için o olsaydı bu kadar gezemezdik. Uyku düzeni kayardı, pusette durmazdı, yemezdi, içmezdi, müzelere girmek için sırada saatlerce bekleyemezdik. (Vatikan'a girmek için 2 saat sıra bekledik ama deydi.) diye kendimizi teselli ediyorduk.. Bu arada Girdiğimiz her dükkanda Defnenil'e ne alalım diye bakınıyorduk. Vicdan azabını rahatlatmak için olsa gerek bol hediye aldık kuşa.

Eve geldiğimizde, daha doğrusu Defnenil'i almaya ablama gittiğimiz de, bize kötü bir tepki göstermedi, sanki bir saatliğine bırakmışız gibiydi.Oyuncaklarını gösterdi, biraz şımardı. Ve hayat kaldığı yerden devam etti. Açıkçası ben surat asmasından hatta tavır yapmasından korkuyordum. Ama gayet güzel karşıladı. Teyzesini eniştesini, abisini hiç üzmemiş. Laf aramızda onlarda fena alışmış. Giderken ''Defnecim teyzenlere çok teşekkür et, sana çok iyi bakmışlar'' dedim. Defne'de teşekkür etti. Ablamın gözler buğulandı :(

Çok uyumlu bir çocuk olduğu bir kez daha kanıtladı. Canım kızım söz bi sonrakinde sende olacaksın bu sefer bırakmam:) Aşkım Eylül'e hazırız biz ana kız :)

Önemli not:  8 yıl önce bugün bir ''Evet'' benden, bir ''Evet'' ondan. Seni çok seviyorum aşkım..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...