27 Aralık 2013 Cuma

Ön Teker, Arka Teker...

Sanırım Yahudi atasözüydü. Bir yerde okumuştum, net hatırlamıyorum ama  '' Aile birinci çocuğu yetiştirir, birinci çocukta diğerlerini '' gibi bir şeydi.

Bizdeki ''Ön tekerlek nereye, arka tekerlek oraya'' gibisinden :)

Bizim ön teker kurtlu olunca, kardeşi de kurtlu oldu. O sakin uslu Zeynep Lâl  gitti, yerine Defne Nil'in minyatür boyu geldi. Akşam koltuk minderleri yere indi, sehpa trambolin oldu. Gerisi çığlık, sarılma. zıplama, yuvarlanma..

Çoktandır iki kardeş arasında eğlenceli kısma geçiş yapıldı.  Oyun kurma ve beraber takılma durumu gayet iyi. Yaramazlıkta ablasından eksiği olmayan Zeynep Lâl  '' hop hop'' '' atla '' '' düstü'' diyerek eğlendi.. Bizde izlerken çok eğlendik :)

Bir önceki hastalık yazımı okuyup, ikinci çocuk için gözü korkanlar. Bu fotoğraflar size gelsin. Korkmayın canım hep hasta değiliz, hep babamız bizi bırakıp uzaklara gitmiyor. Kırk yılda bir olan kötü şeyler sizi korkutmasın.. #Kardessart :)








23 Aralık 2013 Pazartesi

Kutsal İnek ''Hamilelik kutsaldır, laf eden çarpılır. ''

Geçen hafta elime Ceylan Naz Baycan'ın ismi gibi içeriği de çok eğlenceli olan kitabı ulaştı.  Kutsal İnek ..

Daha kitabın ilk sayfalarında aaa aynı biz demeye başladım.

Evlenmişsin 5 yıl olmuş, mahalle baskısı artmış. ''Çok yoğun çalışıyoruz, henüz erken'' lafları eskisi kadar etki yapmıyor. Sonunda ulan yapalım artık. Bak herkes yapmış, yaşta geldi. Diyerek benzer bir durumda başlayan hamilelik serüvenim. Özellikle eşi Mert'in tepkileri beni çok eğlendirdi. Ben Ömer'e kızardım ama hakkını yemeyeyim. Mert bir başka :)

Hamileliğin eşe dosta haber verilmesinden tutunda, İş yerindeki yaşananlara, Anneanne ile yapılan bebek alışverişinden, Bebek gelmeden hatmedilen ve sonra işe yaramayan kitaplara.  Duygusal iniş çıkışlara, yaşanan garipliklere hep kendimden bir şeyler bularak okudum. Zaten bir çırpıda bitiverdi. Bizlerin hikayeleri, ortak sorunlar benzer yaşanmışlıklar.. 40 haftalık çok eğlenceli hamilelik serüveni..

Ama bu kitabın devamı gelmeli bence. Özellikle Mert nasıl bir baba oldu çok meraktayım... Evlenmeseydin bence çok daha az acı çekerdin ya, neyse :))


*Teşekkürler PRfit 

20 Aralık 2013 Cuma

2 Çocuklu Anne Notları 6

İki çocuklu olmak her zaman süper değil !!!

Bak anlatayım da dinle..

Defne Nil geçen hafta hastaydı, yazmıştım.  O hastayken Ömer iki günlüğüne şehir dışındaydı. Hastalıklar hep baba evde yokken gelir zaten. Perşembe gece saat 00:30 Defne Nil'in ateşi 40,3 zangır zangır titriyor. Soydum, paranox verdim düşmüyor. Ben pek panik olmam,  rahatımdır aslında. Yapılması gerekenleri bilir uygularım. Ama ben bir panik oldum. Bir panik oldum anlatamam..

Ben - Defne kalk bebeğim, çok kötü oldun hastaneye gidiyoruz. dedim ..
Defne - Ama Zeynep ne olacak? dedi.

Beni bitirdi... :(

Zeynep uyuyor ona kim bakacak. İşte asıl panik olma sebebim bu oldu. Tek çocuk olsa Defne'yi alır hastaneye giderim, gerekirse yatış alırız orada kalırız.Bir şekilde düşer o ateş biliyorum.

Ama Zeynep ne olacak ?

Gece yarısı ona kim bakacak. Belki hasta çocuğu değil sağlamı düşünmem saçma gelecek ama, benim o an düşündüğüm tek şey oydu. O saatte çok samimi olmasam da karşı komşumun kapısını çaldım. Eşi açtı, görünce ters bir şey olduğunu anladı zaten. Hemen komşum bize geçti. Ben Defne'yi hastaneye gitmeden bir kez daha duşa soktum. Giyindik. Bizi bekleyen kuzenim eşiyle en yakın acile gittik.

Biz gidene kadar ateş nispeten düştü. Orada bir süre daha durduk, iğne korkusuna serum taktırmak istemeyen Defne ağlamaya başladı. Zaten serum 1,5 saat sürecekti. Zeynep ne olacaktı, Komşum, kuzenim sabah ikisi de işe gidecekti. Saat 01:30 olmuştu.1,5 saat daha kalsak, eve gitmemiz 03:00 olacaktı. Kafada kırk tilki...

Sonunda doktor ''ateş düştü zaten, uyguladığınız tedavi doğru. Aynen devam. Seruma gerek yok, istemiyor zorlamayalım'' deyince eve geldik.

Zeynep ne oldu?

Uyanmış, komşum süt yapmış, onu görünce tanımayıp ağlamaya başlamış. Kucağına almış salonda gezerlerken biz geldik ..

Acil durumlarda tek çocuk kolay, iki çocuk zormuş..
Çok gezen koca makbul değil.
5 dakikada kapıda biten kuzenler can.
Ve komşu şartmış :)


Kötüye hazır ol diye yazdım. Yoksa hala #Kardeşşart :)

19 Aralık 2013 Perşembe

Bugün..

Bugün benim doğum günüm. Yeni yaşım en başta sağlık getirsin. Nasıl bir tesadüfse Ömer'in ameliyatı aynı güne denk geldi.

Sağlık önemli şey dostum. Para dert değil bulunur bir ayakkabı kutusu olur biter ...

İyi ki doğdum, bak 36 oldum :))


18 Aralık 2013 Çarşamba

Tarçın Pasta Evi Organizasyon Daveti ...


Tarçın Pasta Evi sitesinin sahibi sevgili Fatma'nın organize ettiği blogger buluşması için hazırlıklar devam ediyor. Bu keyifli buluşmada bizlerle beraber olmak isteyen son 2 katılımcı aranıyor. Sende gelmek istersen yorum yaz. Katılma şansını yakala,  Bak bende oradayım unutma :))

12 Aralık 2013 Perşembe

2014 Kapı Süsümüz :)


Hastayız falan ama öyle boş boş oturmuyoruz evde. Küçük hanımı oyalayacak şeyler yapmamız gerekiyor. Dün 2014 kapı süsümüzü yaptık. Blogu takip edenler bilir, biz ana&kız  kesip biçmeye aktiviteler yapmaya çok meraklıyız. Sizde öyleyseniz alın size en güzelinden ve en komiğinden bir faaliyet..

Gerekli malzemeler :

Bir adet yazıcı
A4 kağıdı
Siyah ince mukavva kağıdı
Makas
Boya kalemi
Uhu
Düğme yada steçker
Çift taraflı bant
Evin kapısı :)


Yapılışı :

Kızlarınızın ama mutlaka kız olmalı erkek olmaz :) yakın çekim iki fotoğrafını A4 kağıdına basın. Sonra kafalarını makasla kesin. Yine beyaz bir kağıda kafaların ölçüsüne uygun 2 adet şapka ve 2 adet havuç çizip büyük kızınıza bunları verin boyasın :) Bu arada kardan adamın kollarını  ve vücudunu hazırlayıp kesin. Düğmeleri yapıştırmayı düşündüm ama sağlam yapışmayıp düştüğü için sonradan steçkerı tercih ettik.
Boyama işi bitince şapka, burun, gövde ve kolları uhu ile sabitleyin. Arkalarına çift taraflı bant yapıştırıp kapınıza yapıştırın..


Sonra ''çok komik oldular ya'' deyip, dış kapıyı açıp açıp baktık. Hatta dış tarafa asacağımıza evin iç tarafına mı assaydık gülerdik diye düşündük. Ama yırtılır diye korktuk, söküp çıkaramadık :)

Sizce nasıl olmuş?




11 Aralık 2013 Çarşamba

Kar Hastalık ve Bizim Çocuklar...


Kış geldi, kar geliyor derken. Yılın ilk karı düşmeden hastalandı bizim çocuklar. Pazar gecesi Defne Nil'e dokunduğumda cayır cayır yandığını fark ettim. Defne Nil'in ateşi gizli ateş dediklerinden. Her zaman öyledir. Görünürde gayet iyi hopluyor, zıplıyor, keyfi yerinde ama bir dokun alev alev.. En tehlikelisi bu aslında :(

Ölçtük 39,7 olmuştu. Hemen ateş düşürücü verdim. Bekledik işe yaramadı. Ateş düşürücü bantlardan taktık, soyduk vs.. İşin garibi ateş dışında sadece yutkunurken boğazım ağrıyor diye şikayet etti. Ne öksürük, ne burun akıntısı hiç bir belirti yok. Bir ara ateşi düşer gibi oldu. Çok geçmeden yine çıktı. En son gece yarısı Paranox'la  37,5 lara düştü. Ama iki saat içinde yine fırladı. Bu durumda okula gidemedi. Evde hasta bir abla olması demek. Birazdan hastalanacak bir kardeş olması demektir. Ve Zeynep Lâl'in burnu akmaya başladı. Şimdilik onda ateş yok, ama bol bol sümük, ve zaman zaman tıkanan bir fındık burnumuz var..

Bu sabah bembeyaz bir İstanbul'a uyandık. Doktorumuz Defne Nil için antibiyotiğe başlamamızı söyledi. İşe yaramasını umut etmek dışında yapacak bir şey yok...

Babişko bu sabah iki günlüğüne şehir dışına çıktı. Sahi bu bebeler niye babaları evde yokken hastalanır. Annelere garezi nedir :)

Son durumumuz. İkide birde ateşini ölçen ve ''Anne düşmüş mü dışarı çıkabilecek miyim? Hani kardan adam yapacaktık'' diyen Defne Nil..

Hayatının ilk karı ile tanışıp, eğlenme fırsatını kaçıran sümüklü Zeynep Lâl..

Kafayı sıyırmaya ramak kalmış Seyhan...



Dışarıda kar, içeride kar taneleri isimli çalışmamız. Beyaz yuvarlaklar kar topu sanırım Defne yaptı :)


Ve kar görmüş masum köylüler :) 


Aha bu da ecza depomuz :(

Film Zamanı...

Uzun zamandır Defne Nil'e  televizyonda çizgi film açmak yerine animasyon film izletmeyi tercih ediyorum. Ayrıca bende çok sevdiğim için, gayet keyifle hep beraber izliyoruz. Malum kanalların saçma konulu çizgi filmleri, yada aradaki saçma reklamlara denk gelmemiş oluyoruz.

Hayalet konulu keloğlan, halay çeken pepe bizim eve uğramıyor. Ayrıca çeviri kurnazlıklarına maruz kalmıyoruz. Aradaki reklamlarda ''onu da alın anne'', ''bunu da alın anne'' sorularını duymamış oluyoruz :)

Benim seçtiğim kaliteli filmleri, belli bir saat süresinde hep beraber izliyoruz. Defne Nil mutlu ben mutlu ..


Film eleştirmeni olmamıza az kaldı :)

10 Aralık 2013 Salı

'' 8 ''


Geçen cuma doktor kontrolümüz vardı. Boyu 80 cm kilosu 8.080 kg. olmuş. 
08.08.2012 de doğduğunda 48 cm ve 2.888 kg. di.. 8'leri seviyoruz. 

Ablam ''bu kız size bereket getirecek'' demişti.. 

Huzur..
Mutluluk..
Keyif..
Bereket ...

Bu arada 8 tane emziği var dermişim :)
sahi,  biz bu emziği nasıl bırakacağız ? eminim çok keyifli olacaktır !!!


3 Aralık 2013 Salı

Bana Kalan Zamanlarda...


Şu sıralar okuduklarım..

Okumak için ödünç aldığım Serenad'ın gece yarısı 00:30 da bitirdim. Ulan çok saçma bitti bu, bir eksiklik var derken. Son elli sayfasının olmadığını fark ettim. Hemen instagram'da ''sonu ne olacak ya, meraktayım'' diye paylaşınca arkadaşlarımdan Banu. Üşenmeyip elli sayfayı WhatsApp'tan yolladı. Kitabı o şekilde bitirdim. Tarihimde bir ilktir not edelim..

Kitap okumak bir aşktır. Sizin gibi aşık arkadaşlarınız varsa,  sonuca bir şekilde ulaşırsınız :) 

Okuyorsan yeniden teşekkürler Banu :) 


2 Aralık 2013 Pazartesi

Arda..


Nice senelere teyzoş, iyi ki doğdun bak '' 5 '' oldun...


Bingo ''Seni Anlayan O''


En güzel hediye sürpriz olandır...

Geçen hafta Hayat Kimya markalarından Bingo'nun yeni ürününün yer aldığı bu kutu, benim için beklenmedik bir sürprizdi. Fotoğrafta Zeynep  Lâl kitabı almaya çalışsa da, kitap kurdu ablası kitabı kaptı. Adil bir paylaşım yaptık, kaz tüyü yastıkta Zeynep Lâl'in oldu. :)

Reklam filmi televizyonda yayınlanmaya başladığından beri özellikle parfümsüz oluşu dikkatimi çekmişti, ne güzel düşünmüşler diyordum. Çünkü piyasadaki bebek-çocuk çamaşırları için satılan tüm sıvı ve toz deterjan yada sabunlarda parfüm var. Parfümsüz oluşu Türkiye'de bir ilk. Oysaki çocuklarda alerjik hastalıklar ve özellikle astım görülme oranı giderek artıyor. Ve astımlı çocukların kokuya karşı hassasiyeti bilinir, özellikle sigara dumanı olmak üzere bir çok koku astım krizine neden olabiliyor. Onun için parfümsüz oluşu çocukları hassas bünyeye sahip olsun olmasın, benim gibi pek çok annenin hoşuna gidecektir. Ayrıca hamileliklerimin ikisinde de, ilk 4 ay boyunca en ufak bir kokuda bile mide bulantıları çeken biri olarak. Keşke o zaman olsaydı da, kendi çamaşırlarımda kullansaydım dedirtti. Bence sadece çocuklar için değil tüm hassas bünyeli kişiler için kullanılabilir. Hamileler, yaşlılar gibi.

İki çocuklu olunca bizim evde çamaşır bitmiyor. Defne Nil'in sık sık kıyafet değiştirme isteği. Zeynep Lâl'in kendi kendine yemek yeme sevdasından dolayı değişen kıyafetlerle o sepetler hiç bir zaman tam anlamı ile boşalamıyor. Onun için Bingo parfümsüz beyaz ve renkliler için sıvı deterjanı yarıladık bile.

Ben temizleme ve leke çıkarmada gayet başarılı buldum. Sıvı oluşu düşük ısıda bile kolay çözülmesi ve kalıntı bırakmaması, temizleme performansından memnun kaldım.  Zaten Bingo'nun pek çok ürününü kullanıyorum. Kızların çamaşırları için Bingo parfümsüz sıvı deterjanı almaya devam edeceğim.  Denemenizi öneririm. Bence sizde memnun kalacaksınız...

Teşekkürler Bingo..

http://www.bingo.com.tr/
https://www.facebook.com/bingoturkiye
https://twitter.com/bingoturkiye


30 Kasım 2013 Cumartesi

''Kahve bahane hediyeleşme etkinliği'' hediyelerim..

Yeni yıl yaklaşırken bende hediyeleşme isteği artıyor. Takip ettiğim bloglardan Cansanat'ın  kitap ve kahve sevenler için düzenlediği etkinliği görür görmez, tam benlik diyerek hemen kaydoldum. Eşleşme yapılınca hiç tanımadığım biri çıkacak diye beklerken, zaten takip ettiğim bloglardan  Nisan'ın annesi Nihan'la eşleştik..

Dün kargodan hediyelerim geldi ve gerçekten çok beğendim.  Kitap arşivimde bulunmasını istediğim bir çapulcuya alınabilecek en güzel kitaplardan :) Gezi Direnişi   Ve Nihan '' bu kadın iki çocukla sıcak bir şey içemez, dur ben termos bardak alayım'' deyip olayı kökten çözmüş. Kahvelerim (birazını tükettim bile) diğer hediyeleri ile paketimi çok sevdim .. Çok teşekkürler Nihan umarım sende benim paketimi seversin ...



29 Kasım 2013 Cuma

Bugün cuma..


Top toplayıcı Zeynep Lâl iyi hafta sonları diler :)

Defne Nil'in şu sıralar favori şarkısı, sözleri şöyle :)

Kuş havalandı, kaçış nübaktı.
İntikam soğuk, sen hava sıcaktı.
İçindeki ok yarışı açtı.
Yüzmesi tehlikeli yasaktı :) 

20 Kasım 2013 Çarşamba

Gittik Geldik.. Londra



Bizim tatiller hep kısa, hep kaçamak, hep ateş almaya geldim der gibi...
3 gün koca şehir, biter mi bitmedi tabi ki ...

Yine de tahminimden iyi gezdik. Hava gayet iyiydi, hatta güneşliydi. Soğuk, gri şehir bize güzel yüzünü gösterdi. Otelimizin konumu çok merkeziydi, işimiz epey kolaylaştı.

Noel hazırlıkları başlamıştı. Işıl ışıl sokaklarda gezdik. London eye'e çıktık. Çok istediğim Notting Hill'i rotamıza ekledik.




 Notting Hill



Oxford Street


Tower Bridge


Elimde kitabım, kulağımda bu şarkılar .. Çok sevdim seni Londra... 
Sen merak etme, yine gelirim...

19 Kasım 2013 Salı

Pazartesi sendromu mu o da ne?

Hafta sonunu bizden ayrı geçiren Defne Nil biraz huysuzluk yapınca, istersen bugün okula gitme dedim. Hemen gözleri parladı :) Tamam dedi. Ama saat 10 olmadan sıkılmaya başladı tabi. Evde sıkılınca hadi parka gidelim dedik. Özellikle sessiz sakin olacağını tahmin ettiğim Nezahat Gökyiğit botanik bahçesine gittik. Gerçekten de sakindi bir kaç anaokulu gelip kısa süre durup gittiler, Biz hariç bir anne kız vardı. Defnoş arkadaş bulunca çok uzun süre oynadılar. 

Bu arada Zeynep pusette gezerken uyudu.
Sendrom mendrom kalmadı..Yanıma bide çay alaydım tam süper olacaktı :) 


Bu arada Zeynep Lâl  ablası ne yaparsa onu yapmak sureti ile kılavuzu karga olanın....  lafının hakkını verdi. Bakınız kütüklere çıkıyor ..


Ve bakınız çıktı :) 


Biraz talaş yedi 






Pastamız nasıl olmuş :) 

12 Kasım 2013 Salı

İki satır not edelim ...

Ah be blog yazamıyorum oysaki hep aklımdasın vallahi.. Zeynep bilgisayarı açtığım anda masanın üstende alıyor soluğu, o uyurken de iş güç işte yine üvey evlat oldun ne yapalım...

Aslında çok keyifli geçiyor günler. Zeynep ballandı tatlandı görme, zorla sevdiriyor kendini, gelip sarılıyor, öpmeyi öğrenmiş öpüyor. Kocaman gülüyor. Sıkıyorsa sevme cinsinden oldu anlayacağın. Eee seviyoruz bu durumda evlat nede olsa :)

Ufaktan dillenmeye başladı, kendi kendine anlatıyor uzun uzun, dıgıl dıgıl avanak Avni misali :)  Söylediğimiz kelimeleri tekrar etmeye çalışıyor, başarıyor da. Getir götür işleri yapıyor. aç kapat, al ver ne desek anlıyor. Anlıyor anlamasına ama yapmıyor orası ayrı. Ablası kılıklı tırmanma şampiyonu. Mesela masaya çıkıyor ama hakkını yemeyeyim inmesini de biliyor. Yok inemedi mi ''Anneee anneee'' sesleniyor ..

Yemesi içmesi ablasına göre çok daha iyi. Yemek istemiyorsa kafasını iki yana sallamak sureti ile kendini açıkça ifade ediyor. Karnı acıkınca mutfağa gidip erzak dolabından bisküvi paketini alıp bana getiriyor. Yada ekmek torbasını .. Her bebek gibi ekmek kemirmeyi yemek yemeye tercih ediyor.

Defne eve gelince ilk işi ablasına sarılmak oluyor. peşinden ayrılmıyor Defne nereye kuyruğu oraya.. Salondaki orta sehpanın çevresinde yakalamaca oynuyorlar mesela çığlık çığlığa ..

Aslan burcu ama sanki içine bir balık kaçmış. Duygusal sarılmayı öpmeyi çok seviyor. Bu akşam dışarıdan köpek uluma sesini duydu inanmazsın yarım saat ağladı. Dışarıyı gösterip ''koktu'' deyip kucağımdan inmedi.. Yüksek sesten çok korkuyor matkap, inşaat seslerinde resmen hüngür hüngür ağlıyor ..

Göz kırpmayı öğretmiş babası, gözlerini açıp kapatıyor.

Zaman akıp geçiyor, fotoğraf çekemiyor ve not alamıyorum :(

İşte öyle böyle büyüyor.. 1 yaştan sonrası akıp geçecek diyordum bak 15 ayı bitirdik bile..



31 Ekim 2013 Perşembe

R.O.C.S. Baby Yutulabilir Diş Macunları

İlk dişin çıkması ile birlikte, çürükleri engellemek ve ağız hijyenini sağlamak için, yutulabilir diş macunu R.O.C.S. Baby annelerin yardımına koşuyor. Doğal içeriği bebeklerin dişlerini çürüklere karşı korur, mineraller sayesinde dişleri güçlendirir, ıhlamur ve papatya özleri ile de diş çıkarma döneminde oluşan ağrı ve iltihabın azaltılmasına yardımcı olur.

İsviçre patentli R.O.C.S. Baby, florid, yapay tatlandırıcı ve renklendirici içermez. R.O.C.S. Baby’i eczanelerde bulabilirsinizFiyatı: 14,9TL

* Basın bültenidir

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...