18 Mart 2013 Pazartesi

"Prensler,Prensesler ve Kurbağalar Seminer Notlarım...

Cumartesi sabahı Defne Nil'in okulunun düzenlediği  "Prensler,Prensesler ve Kurbağalar : Çocukluk Yaşantılarının Yaşam Üzerine Etkileri" adlı seminerdeydim.. Doç. Dr. Azmi Varan a hayran kalmış bir şekilde terk ettim salonu....

Öncelikle bu notlar seminer özeti değildir..Zaten normalde 140 saat süren bir eğitimmiş. Biz kendisi ile üç saat geçirdik.. Benim bakış açımdan, unutmadan hafızamda tazeyken, önemli bulduğum kısımların iğrenç el yazımdan temize geçilmiş halidir. Bölük pörçüktür. Açıklayıcı bir şey beklemeyiniz. Kendim için yazdım :) 


Bütün çocuklar prens ve prenses olarak doğar ve zamanla kurbağaya dönüşür... diye başladık söze..

Eric Berne tarafından ortaya atılmış olan Transaksiyonel Analiz kuramına göre insan üç egodan oluşur Ebeveyn-Yetişkin- Çocuk


Ebeveyn egosu: 0-7 yaş arası etrafımızda olan tüm büyüklerden. Anne, baba, bakıcı, amca, dayı...  büyüklere ait edindiğimiz duygu ve düşüncelerdir.


Ebeveyn kendi içinde bakım veren ve kontrol eden olarak ayrılıyor. Bakım veren daha duygusal, karşısındakini çocuk olarak gören herkes yaşı ne olursa olsun ona ebeveyn egosu ile yaklaşıp bakım veriyor. Seviyor, yardım ediyor, koruyor.. Savaşta yaralanan askere sarılan komutan örneği. Karşınızdakinin yaşı kaç olursa olsun, muhtaç birini gördüğümüzde bakım veren ebeveyn egonuz öne çıkıyor. 

Konrol eden: sürekli, bağırıp, çağıran otorite kuran, saldırgan olan yanımız 

Yetişkin egosu: akıl mantık bilgi ve sağduyu ile hareket eden gerçekleri gören yanımızdır .


Çocuk egosu: kendi içinde 3 e ayrılıyor . Doğal çocuk yani zeynep Lâl :) her zaman her istediğini yapan mutlu kısıtlanamaz, neşeli, eğlenceli çocuk hali.. Bu çocuğa ebeveyn egosunun kontrol eden kısmı ile sürekli bağırma, çağırma disiplin etme hali ile yaklaşırsak iki tepki doğar çocuk ya uyumlu çocuk olur. Yada isyankar çocuk. uyumlu çocuklar anne babaların sevdiği öğretmenlerin gözdesi ders çalışan, uslu sakin, saatlerce kitap okuyan tiplerdir. ve en fazla %5 tirler her sınıfla en fazla 2-3 örnek öğrenci tabir edilen tip vardır. 


İsyankar çocuk . kontrol edilmeye çalışılan fakat baskı altında olmayı reddeden isyan eden yada etmeyip içine atan öfkeli tiplerdir.




Çocukluğun vurmadığı insan yoktur.. şu yada bu şekilde çocuklukta yaşadığımız olumsuz olayların etkisinde kalırız ve hayatımız boyunca bu etkiden kurtulamayız..


'' Sen iyi değilsin '' bir çocuğa bırakılacak en kötü mirastır. Arkadaşın ... senden daha akıllı, kardeşin senden daha uslu... bu tip cümleler çocuğu yetersiz, değersiz hissettirir. 


Yetişkinlik hayatı diye bir şey yoktur. Tüm hayat senaryomuz çocuklukta yazılır ..Çocukluğun ilk dört yılında yaşam senaryomuz ana hatları ile belirlenir. 7 yaşa kadar bu senaryo oluşur ve 12 yaşına kadar değişiklikler yapılabilir. 


Anne ve babamızın bize olan davranışların bizlerin çocuklarımıza olan davranışları ve diğer kuşaklara tam olarak geçer. Titiz biz anneniz varsa ve siz hep aman kızım elleme, aman mikroplu orası, dur üstün kirlendi gibi cümlelerle büyüdüyseniz. İstediğiniz kadar yetişkin egonuzla davranmaya çalışsanız da bebeğinizin yere düşürdüğü bir kurabiyeyi aldığını gördüğünüzden hemen ebeveyn egonuz yani anne babanız ortaya çıkar ve dur yeme dur alma o kirli dersiniz .. Demeseniz bile içinizden geçen odur. 


Kızı olan babalar.
Ya evde yoktur. Ya da olsalar bile duygusal olarak orada değillerdir.  Duygularını gösteren baba figürü ,seven dinleyen konuşan, dokunan, ilgilenen baba ileride kız çocuklarının hayatlarına doğru erkeği sokmalarında önem taşır. 

Babasından ilgi alaka görememiş kız çocukları, dönüp dolaşıp kendilerine ilgi alaka göstermeyecek adamları bulur. Ailesinde şiddet olan kız çocukları şiddet görecekleri erkekleri seçer..



''Git ve Yaşa'' 


Çocuğunuzun yapabileceği işleri sizin yapmanız onun kanadını kırmanız demektir.Sen yanımdan uzaklaşma hep bana muhtaç ol, yuvadan asla uçma demenin bir başka yoludur.  Yemeğini yedirmeniz. kıyafetini seçmeniz o seçse bile beğenmemeniz ileride kendi kendine alışveriş yapamayan hep birilerinden fikir alan insanlara dönüşmesine sebep olacaktır. 


Çocuğunuz bebeklik döneminde yanınızda yani yuvada .. Sonra sokaktaki kreşte, sonra mahalledeki ilk okulda, sonra ilçedeki lisede ve şehir dışında hatta yurt dışında okuyacaktır. Büyümek gitmektir. Bunu kabul edin ve kanatlarını kırmayın... Üniversitede şehir dışında okuyan çocuğuna börek, çörek, dolma gönderen anne..ve dolmaya niye limon koymadınız diye kızan çocuk örneği ...



İsyan çocuğun baskıya başkaldırma şeklidir 


Baskı karşısında çocuk ne yapar..


1 boyun eğer %5

2 isyan eder %5
3 isyan etmesi yasaklanmış öfkeli ama uyumlu çocuk. Türk toplumunun çoğu. Pasif saldırgandır..  %90 Bunlar genelde hiç bir şey yapmadan karşısındakini delirtebilir. '' Sana istediğini vermeyeceğim'' derler ve uygularlar.. 

'' Çocuk Asla Kanını Yerde Bırakmaz ''


Bazı mesajlar hiç konuşulmadan verilir. Bu en tehlikelilerdendir. Toz almayı isteyen kızınızın aldığı yerlerin tozunu bir kez de siz alırsanız ona hiç bir zaman yeterli olamayacaksın, ben hep yardım etmek zorunda kalacağım mesajı verirsiniz ..Sahip oldukları potansiyeli inkar ettirme ..


Kardeşi asla ablaya emanet etme.. Onun çocukluğunu elinden alma. Ona anne baba rolü biçme.



Yan yana oturmuş olmanız yakın olduğunuzu göstermez..

Dokun, sarıl, öp, sevgini göster...

İki insanın yan yana gelmesi tesadüf değildir.

Her zaman çocuk yönünü ön planda tutmaya çalış. Hayat enerjisi, neşe, mutluluk, yaşama sevinci, eğlence oradadır..

Eleştirme, 
Korku ile gelen isyan ve agresifliktir. 
Her zaman bilgili ve adil ol ve otorite kullan

Bir kaç örnek geldi aklıma: 

Eşiniz mutfakta çalışıyor arkasından gidip sarıldınız. O da bir şeye kızmış, size ''dur bir dakika'' dedi ittirdi tersledi. O an hemen çocukluğunuza dönüp annenizin babanızın sizi terslediği anı yaşıyorsunuz. Ve çocuklukta bu duruma ne tepki verdiyseniz onu veriyorsunuz. Mesela genelde küsmek, surat asmak, tavır yapmak.. Anneniz babanız sorun olduğunda sizinle konuşmadığı için sizde hayırdır hayatım bir şeye mi kızdın deseniz belki sorun çözülecektir.. 

Yine bir akşam içki içildi, kalabalık misafir ağırlandı saat 2 oldu misafirler gitti. Ev darmadağınık tam yatacaksınız. Birden içinizdeki titiz anneniz konuşmaya başlar. Masa böyle mi kalacak? sabaha kadar bulaşıklar kurur kazık gibi olur, salon darmadağınık, yerlerde kuru yemiş kabukları var. Siz gece iki de süpürge açar masayı, ve mutfağı toplar bulaşıkları yıkar ve hatta bitmesini bekler yerleştirir öyle yatarsınız .. Bu size titiz annenizin mirasıdır ..

Sevgilisinden ayrılmış adam önce hep sorunlu kadınlar beni buluyor hep üzülüyorum, hep terk ediyorlar diyor. Bunun altında da annesi kendine hamileyken aldırmak istemiş, fakat son anda vazgeçmiş. ve bunu küçükken oğluna kızdığında keşke seni aldırsaydım, diye tehdit ediyormuş '' Çocukken kendini istenmeyen kişi olarak görünce özel ilişkilerinde de hep kadınlar beni istemiyor, demiş ve hep bu tezini doğrulayacak kadınlar seçip hep istenmemesini tetikleyecek davranışlarda bulunmuş.....

Çocuğunuzun geleceğinin tamamının ilk bir kaç yılda şekillendiğini örneklerle öğrenmek zaman zaman çok yıkıcı olabiliyor..

Benim çok ilgimi çekti bu konu hakkında kaynak bulmaya çalışacağım.. 

Bunlar dışında daha fazla detay için Tık

Nette biraz bakındım bunlar çıktı.. Tık   Tık 

6 yorum:

FADİŞ dedi ki...

Harikasın, paylaşımın için teşekkürler. İnsan böyle yazılarda durup düşünüyor, kendi çocukluğuna, ebeveynliğine bakıyor.

Seyhan dedi ki...

bende dinlerken hemen çocukluğumu düşündü ve yaşamıma etkilerini bulmata çalıştım. biraz karışık yazdım ama yinede sagol

Deniz dedi ki...

Eline sağlık, çok güzel

Seyhan dedi ki...

sağol Denizcim

aylin dedi ki...

NE GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ
TEŞEKKÜRLER

Seyhan dedi ki...

Sağol Aylincim işinize yararsa ne mutlu:)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...