29 Ağustos 2013 Perşembe

Geç oldu ama tanıştık.. Lukapu


Benim için çok geç kalınmış bir tecrübe... Aman siz geç kalmayın...

Fotoğraf çekmeyi seven biri olarak, evdeki yazıcımdan kendi fotoğraflarımı kendim basıyorum. Fakat foto kitaplarla hiç tanışmamıştım. Zeynep Lâl 'in doğum günü fotoğrafları için düşündüm, hadi Defne Nil'e de yapalım. Eee Ömer'e de olsun derken nur topu gibi  3 Lukapu'muz oldu :)

Çok sevdim seni Lukapu tatil dönüşü 4 kişilik ilk tatilimizin kitabını basacaksın unutma :)




En sevdiğim üç sayfa gidenlerin ardında kalmakla ilgili bir takıntım var sanırım :) Eski hayatlarım da ne yaşadıysam artık :))))

Çocuk İstismarına Karşı Ebeveyn Bilinçlendirme Semineri



Bir kaç gün önce Defne Nil'le marketteyiz. Hiçbir zaman yanımda yürümez, kendi kendine gezer ve yine ben önde o arkada ilerliyoruz. Bir erkek sesi duydum ''Ne tatlısın sen öyle'' Arkamı dönüp baktığımda kimse yoktu. Bir kaç saniye sonra koridordan Defne Nil gülümseyerek geldi. ''Anne ben çok güzelim galiba herkes beni seviyor'' dedi. ''Ne oldu'' diye sordum. ''Adam yanağımı sıktı'' dedi. Bana göre bu taciz değildi. Ama olabilirdi. Çocukların olaylara bakış açılarının ne kadar masum olduğunu bir kez daha gördüm. 

Defne Nil' e bir şeyler söylemeye çalıştım. Herkes seni sevemez, dokunamaz buna izin verme olur mu? hemen bana seslen vs.. Ama tam olarak yeterince bir açıklama yapamadım. Zaten market bu konuyu konuşmak için uygun bir yer değildi :)

Unutmadan bu konuyu biraz araştırmalıyım. Biraz kaynak edinmeliyim. Defne Nil'e anlatmalıyım diye aklımın köşesine yazdım. 

Ve bir kaç gün sonra bu mail geldi. Bingoooo :) 

Katılımımı hemen teyit ettim tabi ki. 
Çok hassas bir konu. Çocuklarımızı koruyabilmemiz için önce kendimizi sonra onları bilinçlendirmemiz gerekiyor. 

8 Eylül saat 10:00 ajandanıza işaretleyin.. Ben oradayım...


20 Ağustos 2013 Salı

Yeni sürüm yüklendi 'Yürüyen Zeynep Lâl' *


video

Bir aydan daha uzun süredir desteksiz ayakta duruyordu. Son bir kaç gündür, ellerini bırakıp 4-5 adım atmaya başladı. Tek elinden tuttuğumuzda gayet rahat yürüyor. Kendi başına tutunmadan yerden kalkıp, 10 adım kadar atıyor. Yani Zeynep Lâl artık yürüyor :)


Diliyle tükürük saçmaya bayılıyor. Kendince çok ıslak bir espiri anlayışı var.



Gözü yükseklerde tırmanmayı çok seviyor :)


Biberonunu kendi tutuyor ve ne yesek istiyor, vermeyince bağırıp kızıyor. Yuppi bu sefer oldu bu iş :)

Ağzına soktuğu yabancı bir cismi ver dediğimizde çıkarıp veriyor. Çok söz dinliyor aferin kızıma :)
Küçük deliklerden oyuncak sokmaya, atmaya bayılıyor. Parçalı oyuncakları çok seviyorsun. İyi bir lego canavarı olacak.
Üstte 2 diş, alttan 1 diş daha yola çıktı. Toplam 7 dişi oldu.
Evde ortalarda yoksa kesin ablanın odasını karıştırıyordur . En sevdiği oyun alanı orası.
Kelimeleri: Anne, Baba, Abla, Mama, Gel, Ver, Aldım, Arda, Attım, Ham (yemek), Cici
Boy: 74,5 cm
Kilo: 7320 kg
Baş çevresi: 45 cm


En sevdiği kişi maalesef hala babası, ama seni en çok seven kişi hala annen ;)

* Başlığı emekleyen Damla'dan çaldım. Telif hakkı vermem ona göre :)


19 Ağustos 2013 Pazartesi

#Fikirdenklerdeniyor & Hipp Organik Meyve Püreleri

Fikirdenk ve Hipp Türkiye iş birliği ile, #Fikirdenklerdeniyor projesi kapsamında yeni bir kampanya yapıldı. Yenilenen paketleri ile organik meyve püreleri paketimiz önceki gün elimize ulaştı. Tabi ki hemen denedik. Çok beklemeden yorumlarımı paylaşmak istedim.

Öncelikle %100 organik GDO'suz meyvelerden üretilmiş. Şeker, gluten, yapay tatlandırıcı, koruyucu maddeler ve renklendirici ürün bulunmuyor. Kısacası annelerin tam istediği gibi :) 

Yeni paketler görsel açıdan çok sevimli. Bebeğin kendi kendini beslemesini sağlayan, biberon benzeri bir ağız kısmı var. Kullanmadığınız miktarı başlığı kapatarak, Buzdolabında bir gün boyunca saklayabiliyorsunuz.

Yolculukta,  seyahat halindeyken arabayı durdurup bebeği beslemek yerine hemen eline bir meyve püresi vermek kriz anlarında kurtarıcı olabilir.  Kendi işini kendi görsün fikri çok cezbedici. Zaten Zeynep Lâl biberonunu da kendisi tutup içiyor. Onun için kendini besleme kısmında zorlanmadık. 

Miktar olarak cam kavanoz mamalarından daha az 90 gr. Bana daha doğrusu Zeynep Lâl'e az geldi :) Kendisi 125 gr olan kavanoz meyvelerini tek seferde bitirebiliyor. 

Beğenmediğim tek yanı oldu. Dün akşam dışarıda yemekteyken acıkınca Zeynep Lâl'e bir paket Hipp organik meyve püresi verdim. Güzel güzel yemeye başlamıştı. Doymuş olacak, yada yemek istemediğinden, oynamaya başlamış ben fark etmeden ambalajı alt kısımdan sıkıp üstünü başına meyve püresi yapmış. Tüm bu olaylar bir kaç saniye içinde olunca müdahale edemedim. Sonuç üstü başı silinip, kıyafet değiştirmek zorunda kaldık. 

Ürün paketlerinde 1-3 yaş için dese de. Zeynep Lâl henüz uyarıları anlayacak yaşta olmadığından, dur sakın sıkma desem bile, işe yaramayacak. Onun için 1 yaş civarı bebeği olanlar için tavsiyem, evet kendi kendine yesin, ama gözünüz üzerinde olsun. Yoksa epey bir temizlik yapmak zorunda kalabilirsiniz :) 

Genel olarak Hipp ürünlerine tecrübeli anne olarak güvenim sonsuz. Bir çok doktorun aksine, kavanoz meyve ve sebzelerini öneren bir çocuk doktorumuz var. Mevsiminde toplanan ve saklanan ürünlerin. Benim şuan marketten aldıklarımdan kat be kat sağlıklı olduğuna inanarak Defne Nil ve Zeynep Lâl'de hazır gıda kullandım. Hipp severek tükettikleri markalar arasında. 

Yeni organik meyve pürelerini de uzun araba yolculuklarında, tatilde, uçakta vs. kurtarıcı olarak alabilirim. Bunun dışında günlük hayatta. Fiyat olarak daha uygun,  miktar olarak daha fazla ve içeriği aynı olan hipp kavanoz meyvelerini tercih edeceğim sanırım.

Teşekkürler Fikirdenk ve Hipp Türkiye..






1 Ağustos 2013 Perşembe

Hoşgeldin Ağustos..



Hııııım düşünelim ???
Bugün günlerden 1 Ağustos olduğuna göre, içler dışlar çarpımı yaparsak, doğum günüme 7 gün kalmış demektir :)

Annem yazmıyor ama ben büyüyorum. Mesela ayakta duruyorum, hemde ellerimi bırakarak. Adım atıyorum sonra.
Sonra konuşmaya çalışıyorum, konuşuyorum ama büyükler anlamıyor beni. Bebekçe bilmiyormuşlar. Annem ablama soruyor ''Defne sen bilirsin kardeşin ne söyledi? '' Ablam '' Bilmem anlamadım, ben bebekçeyi unuttum artık '' diyor. Hızlandırılmış Türkçe kursu almam lazım galiba.

Sonra ben babamı çok seviyorum. İşe giderken yada odadan çıkıyorsa hep ağlıyorum. Sarılmayı çok seviyorum, duygusal bir kişiliğim var yani :) Ablamla oynamayı çok seviyorum. Ablam bana Zeynepçim diyor mesela ne güzel di mi?

İşte böyle geçiyor günler. Doğum günüm yaklaşıyor annem bir şeyler hazırlıyor. Partide ne giyeceğime karar veremedim. Tütü diye bir şey varmış annem ondan giy dedi. Bilemedim yani. Olmadı bir alışverişe çıkarız kız kıza. Babam da poşetleri taşır :)

Ağustos'u seviyorum ben biliyor musun?



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...