31 Aralık 2014 Çarşamba

Hoşçakal 2014...

2015 herkese sağlık, mutluluk, huzur ve bol bol para getirsin : )

En büyük mutluluk evdeki huzur.. Ağzımızın tadı bozulmasın.. Amiiiin..

Mutlu yıllar...






  

27 Aralık 2014 Cumartesi

Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Seti Lansmanı..


Uyku biraz uyku bütün isteğim buydu :) 

Defne Nil doğduktan sonra özellikle ilk bir kaç ay, zombi gibi gezdiğimiz doğrudur. Derin uykuya geçme süresi çok uzundu. Tam uyudu hadi yatalım derken yatağa başımızı koyar koymaz uyanırdı. Bir saat fazla uyuyabilmek için yapamayacağım şey yoktu. Panjurları kapatır. Kalın perdeleri çeker ortamı çok karartırdım. 6 aydan sonra nispeten düzeldi. Çok çok iyi olmasa da 2-3 saat kesintisiz uyuyorduk. 28 ay boyunca anne sütü aldı ve emmek için sık sık uyanırdı.. Kendi kendine uykuya geçmesi sanırım 3,5 yaşına kadar sürdü. Sonra Zeynep Lâl geldi ve tam bitti derken sıfırdan başladık :) 

Ufak bir hesap yaparsak Ömer ve ben 6 yıldır uykusuzluk çekiyoruz :) 



Gün yayıncılık  Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Kitabı satışa çıktığında Orhan'a '' imdaaat Zeynep bizi uyutmuyor''  demiştim. Ve sağ olsun kitabı lansmandan önce bana ulaştırmıştı. Okumuş ama notlarımı blogta henüz paylaşmamıştım.

Bizim asıl sorunumuz gece beslenmesi için en az 3-4 kez kalkmasıydı. Her seferinde hazırladığımız sütün tamamını bitirdiği için aç bu çocuk, aç onun için kalkıyor diyorduk. :) Oysaki kitapta tavsiye edilen ''Askıya Alma'' yöntemini denedim ve sütü içmeden de uykuya daldığını gördüm tamamen alışkanlıktan uyandığını düşünüyorum. Yöntemi denemeye devam. Kalkış sayısını 2 ye indirsem bu bile benim için yeterli olacak.. 

24 aralık Çarşamba günü Gün yayıncılığın Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Seti lansmanına katıldım. Ortaköy Feriye Sinemasında uyku setinin dvd gösterimi yapıldı. Buyurun fragmanı 





Kitapta en çok ilgimi çeken cümlelerden biri .. İnsan yavrusunun doğumdan sonra ilk 3 ay büyümeye devam eden bir cenin olduğuydu. Dünyaya, anne babasına, ve ortama alışması üç ayı buluyordu. Ve bu ilk 3 aylık dönemde bebeği sakinleştirmek için yapılması gereken 5 önemli kural vardı. 
Kundağa sarma, yan yatırma, beyaz gürültü denilen sesleri dinletme, sallama, ve emme refleksi. 

Ve yine kitapta benim ilgimi çeken konu başlıkları:

Bebeğin daha uzun uyuyabilmesi için beslenmeden faydalanma teknikleri. 
Aynı yatağı paylaşmak harika bir fikir mi yoksa riskli mi? 
Gece terörü nasıl engellenir ?
Kaçınılması gereken uyku mekanları?
Doğum sonrası depresyon ve uyku ilişkisi 
Bebeklerde gece gündüz uykusu karmaşası nasıl önlenir?
Gün içinde yapılan şekerlemeler gece uykusunu nasıl etkiler? Kısa mesafede bile oto koltuğunda uyuklama sorunumuz var :( 
Bebeği kendi odasından çocuk odasına geçirme yöntemleri
Uyku rutinleri
Uyku konusundaki şehir efsaneleri
Hareketli bebeklerin bakınız Zeynep Lâl :) uykuya geçiş sürecini kolaylaştırma ip uçları



Ayrıca kitap okumaya zamanı olmayan anneler için dvd izlemek çok daha kolay olacaktır. Bunun için  Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Seti annelerin işini kolaylaştırıyor. 



Davetleri için Orhan ve Deniz'e  
Hediyeler için  Gün yayıncılık, Phılıps ve Plan Toys'a teşekkürler ..





23 Aralık 2014 Salı

Ama Bu Tütü Kapkabarık Anne :)

Defne Nil'in doğum günü yaklaşıyor. Doğum gününde giyecekleri tütü takımlarının kutularını fark ettiler. Çok merak ettiler bende hadi deneyelim dedim. Sürpriz bozuldu ama bu güzel kareler ortaya çıktı. 

Tütüler : BabyCorner 
Çocuklar: Ömer & Seyhan :) 















22 Aralık 2014 Pazartesi

Hadi Ham Yap'ın 1. Yaşını Happy Nest'te Kutladık..



Cumartesi günü Hadi Ham Yap'ın 1. yaşını Happy Nest'te çok keyifli bir organizasyonla kutladık. 

Blogger anneler Hadi HamYap'ı duymuştur. Bilmeyenler için kısaca bahsedeyim. 

Filiz ve Dalya sosyal medya sayesinde tanışmış ve arkadaş olmuş çalışan iki anne.  Çocukları için organik ve doğal tarım ürünleri ile yapılmış gıdalar ararken, bu konudaki büyük eksikliği fark edip, kendileri hazırlamaya başladılar. Ve  kendi çocukları için ürettikleri sağlıklı gıda ve atıştırmalıkları biz annelerin işini kolaylaştıracak şekilde Hadi Ham Yap sitesinden satmaya başladılar. Ve 1. yıllarını çok güzel bir organizasyonla kutladık. 

Yeniden nice yıllara ... 

Happy Nest ev sahipliğinde düzenlediğimiz Kışa Merhaba Partimizde de söyleşi olan, gıda uzmanı, sağlıklı yaşam koçu Gülden Kılınç Doğan  bizlerleydi ve yine çok yararlı bilgiler verdi. 

Hadi Ham Yap'ın çok lezzeti bir goronola barları var. İçinde yok yok, yulaf, muz, kabak çekirdeği, yaban mersini ve bademden oluşan bu bar harika bir atıştırmalık. Taneli yiyecekleri bebeğinize boğulma tehlikesi ile veremediğiniz dönemde bile bu barlar hayatınızı kolaylaştıracaktır. Ayrıca Kabak çekirdeğinin içinde bulunan çinkonun cüceliği engellediğini biliyor muydunuz? 

O gün Dalya bizim için ekşi mayalı poğaça yaptı.  Filiz taze otlu kefirli smoothie ve muzlu smoothie hazırladı. Birbirinden lezzetli Hadi Ham Yap ürünleri ile dolu, açık büfesinden hiç bahsetmiyorum bile. Poğaçalar, kurabiyeler, kişler, kekler ... Hangisini yiyeceğimi şaşırdım :) 



Ekşi mayalı ekmek ..



Tamam biraz abartmışım ama çok lezzetliler ne yapayım :) 
 



Keçi boynuzlu şekersiz kurabiye 


Ayrıca Hadi Ham Yap tedarikçilerinden Geleneksel Pazar'ın Saffbahçe çayları ile tanıştık. İçinde ne olduğu belli olmayan poşet çaylar yerine, bu çayları tercih edeceğim. 




 Filiz'in hazırladığı  taze otlu kefirli smoothie ve muzlu smoothie


Sağlıklı pasta olur mu? evet olur ..


Happy Nest Bahçesi ❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️





21 Aralık 2014 Pazar

Afillikitap Yeni Yıl Çekilişi ... KAPANDI

Yeni yıl hediyesi olarak hazırladığım ve şurada bahsettiğim Afillikitap'ım geldi. Çoğu cep telefonundan çekilmiş fotoğraflar olmasına rağmen, görüntü kalitesi çok başarılı. Ben bayıldım eminin annem ve babamda çok mutlu olacak :)


Afillikitap'la tanışmak ve kendi foto albümünü hazırlamak isteyenler için bir çekiliş düzenlemeye karar verdik.  Bir kişiye İnstagram fotokitabı  hediye ediyoruz. Çekilişe katılmak isterseniz yapmanız gerekenler çok basit.

  • Bu siteye katıl butonundan blogu takibe almak. Ve Facebook sayfamı beğenmek..
  • Afillikitap'ın sosyal medya hesaplarını takip etmek. Facebook  ve İnstagram 
  • Ve son olarak bu postun altına yorum bırakmak.
Son katılma tarihi 31.Aralık 23:59

Bol Şans







ilk kazanan arkadaş iki haftadır bana dönüş yapmadı. Çekilişi yeniledim 
Kazanan: Nazlı Gazezoğlu 
stavasoglu@gmail.com bana ulaşmanı rica ediyorum . 


18 Aralık 2014 Perşembe

Emanet...

Defne Nil bir süredir ölüm ve ölünce ne olacağı konularına kafa yoruyor. Ne denmesi gerektiğini henüz araştırmamıştım. Kısa cevaplar verip konuyu geçiştirip zaman kazanmaya çalışıyordum.

Okuldan aldım, cimnastik dersine gidiyoruz. Sürekli konuşuyor. ''Anne siz ne zaman öleceksiniz, ben yaşlanmanızı ve ölmenizi istemiyorum'' diyerek konuya girdi.

Daha ölmemize çok var, sen bunları düşünme önce çok yaşlanmak gerekiyor dedim.  Konuyu kapatmaya çalıştım.

Israrla sordu ''Ne kadar yaşlanmak gerekiyor''

Ailedeki bizden daha yaşlı ve sağlıklı bireyleri saydım. Büyükannen , anneannen, babaannen, dedenlerden bile çok yaşlanmak gerekiyor dedim. Daha çok var yani sen bunu düşünüp üzülme bence dedim.

Ve can alıcı cümle geldi.

Peki siz ölünce Zeynep'e ben mi bakıcam!!!

Gözlerim buğulandı, yaşlar süzüldü. Ne diyeceğimi bilemedim. Birkaç saniye düşündüm.

''Evet'' dedim.

''Tamam'' dedi sustu.

Vasiyet gibi bir şey oldu, çok kötü oldum. ''Tamam'' demesine sevindim. ''Evet'' diyerek şimdiden omuzlarına koca bir yük mü koydum acaba dedim. Kolay ölümler ülkesinde, ben yine erken ölmekten çok korktum. Gazdan ayağımı çektim. Camı açıp biraz hava aldım.



*Çok iç açıcı bir yazı olmadı. Bloga yazıp yazmamakta kararsız kaldım, ama unutmak istemedim.. Tarihe not olarak burada dursun....





10 Aralık 2014 Çarşamba

Hele Bir Madalya Alma :)

Yazılacaklar birikti yine :) 

Önceliği Defne Nil alsın. Tarihe notum var. 



Defne Nil 2 ay önce cimnastiğe başladı. Aslında 1,5 yıldır okulundaki beden öğretmeninden yönlendirme alıyorduk. Mutlaka cimnastiğe verin çok yetenekli diyordu. Geçen sene eve yakın bir yer olsun diye Ataşehir civarındaki yerlere bakmıştık. İçimize sinen bir yer bulamamıştık. Ayrıca Zeynep çok küçüktü, Getir götür işi zor olacaktı. Hafta sonu olursa bizi bağlayacaktı. Nasılsa yüzüyor, cimnastiği sonra yapsın dedik. Ve biz bu işi öteledik durduk.  


Ben profesyonel bir yer olsun istiyordum. Ama neresi olacak bilemiyordum. İmdadımıza Özlem yetişti. Ege Bahar'ın Türkiye Cimnastik Federasyonu'nun Kartal'daki tesislerinde kursa başlayacağını, aklına hemen Defne'nin geldiğini ve bizim içinde yer ayarladığını söyledi. Hemen tamam dedik. Zaten deneme dersine gidince, benim daha önce gezdiğim yetersiz ekipmanlı. Kendi salon olmayıp özel okul spor salonlarında çalışan ve malzemesi iki minderden ibaret yerlerle arasındaki farkı hemen anladık. Antrenörler çok profesyonel yaklaşımları ve disiplinleri bariz farklı. Ve iki ay önce cumartesi pazar birer saat olarak başladık. İkinci ay tamamlanınca antrenörümüz bizi hafta içi grubuna çekti.

Defne Nil gerçekten de bu konuda yetenekliymiş. Keşke 1,5 sene beklemeseymişiz :( Şuan iki senedir devam eden öğrencilerle aynı seviyede ders görüyor. Çok istekli ve heyecanlı, Büyük bir keyif alıyor. Hafta sonu grubu nispeten çok rahattı. Ya Ömer, ya ben götürüyorduk. Zeynep Lâl evde birimizle kalıyordu. Kitap okumak için bir saatim oluyordu. Bakınız yukarıdaki fotoğraf :) 

Ama hafta içi  grubuna geçince, salı ve perşembe derse yetişebilmek için okuldan 1 saat erken almak zorunda kalıyorum. Evden 15:30 civarı çıkmak gerekiyor, bu durumda Zeynep Lâl 'i öğlen uykusundan uyandırmak zorunda kalıyorum. 17:00 de ders başlıyor. Çıkış 18:00 tam trafik saati eve gelmemiz 19:30 u buluyor. Uykusu bölünen iki numaram dönüş yolunda uyuyakalıyor. Defe Nil yorulduğu için spor sonrası zaten uyuyor. bu durumda gece uykuları kayıyor. Ayrıca kurtlu popo Zeynep Lâl 'i salonda zapt etmek için 3 saatlik spora eş değer bir performans gösteriyorum :) 


Yarışmalara hazırlanacakları zaman antrenmanlar haftada 4 gün olacakmış.
İşte o zaman P&G ın şu reklam filmi aklıma geldi.
Hele bir madalya alma kemiklerini kırarım :) 








1 Aralık 2014 Pazartesi

Hayatın Paylaşılabilir Hali...

Yeni yıl havasına girdik mi? Ben çoktan girdim. Hatta hediye fikirleri araştırıyorum.

Geçen hafta anneme gitmiştim. Annemin buzdolabının üstü torunlarının ve kızlarının fotoğrafları ile doludur. Hep gözünün önünde olsun diye oraya asmış. Ama kareler o kadar eski ki, Zeynep yeni doğmuş. Defne Nil küçücük. Diğer kuzenler yine çok küçük. Anneme gidince nostalji yapıyorum diye Instagram hesabımda bu kareyi paylaştım.




Bu fotoğraflardan sonra annemlere yeni yıl hediyesi olarak, yeni fotoğraflarla bir ''Torunlarım'' foto kitabı hazırlamaya karar verdim. Benim kızların fotoğrafları bende hazır. Ama Arda ve Can'ın fotoğraflarına ulaşmam, seçmem zor. Ablamlara söyleyeceğim, onlar bilgisayardan, telefonlar, sosyal medyaya dağılmış halde olan fotoğrafları bulacak, ayıklayacak ve seçip bana gönderecekler. Bende bu ablalar varken bu dediğim bu yıla değil, gelecek yıla yetişmez :)


Sonra biraz araştırınca Afillikitap'ta benim işime yarayacak bir uygulama olduğunu gördüm bir albüm hazırlayıp bu albüme fotoğraf eklemeleri için ''Arkadaşını davet et '' özelliği ile arkadaşlarını davet ediyorsun. Onlarda senin oluşturduğun albüme kendi bilgisayarlarından fotoğraf ekleyebiliyorlar. Böylece benim Can ve Arda'nın fotoğraflarını bulma ve ayıkla işimi ablamlar yapacak.Kendi çocuklarının fotoğraflarını kendileri seçip, benim albümüme ekleyebilecekler.

Ben Defne Nil ve Zeynep Lâl'in güncel fotoğrafları ile bir albüm oluşturup kendime düşen kısmı yapıp topu ablamlara atıyorum. Tek kitapta 4 torun süper olacak..



Ayrıca Afillikitap'ta pek çok tema ve tasarım var. Ayrıca Instagram ve Facebook fotoğraflarından da foto kitap hazırlayabiliyorsun. Ben beceremem dersen online destek alabiliyorsun. Yok hala yapamıyorum dersen, senin için hazırlıyorlar.  Daha ne yapsınlar :))

Yeni yıl hediye fikri arayanlara duyurulur..





25 Kasım 2014 Salı

Paris'te 3 Gün..


''Kasımda Paris'te fuar var sende gelsene'' dedi.  
Düştük yine yollara ...

Fuar tarihinden 3 gün önce gidip minik bir Paris turu yaptık. Geçen sene gezi olaylarına denk geldiğinden, gezmiştik gezmesine ama çok keyif alamamıştık. Bu kez çok eğlendik. Ayrıca Yeni yıl hazırlıkları başlamıştı. Şehir ışıl ışıldı. Keyfimize keyif kattı. 

Geçen sene Renaissance Paris Vendome Hotel otelde kalmıştık. Bu sefer Concorde Opera Paris 'te kaldık her iki oteli de konumları ve hizmet kalitesi ile tavsiye ediyorum.

 Paris'e gittin ne yapacaksın :) 

Tabi ki Eyfel kulesini (La Tour Eiffel) göreceksin  Hem gündüz hem gece görmelisin ışıklandırma süper olmuş. Hatta görmekle kalmayıp kuleye çıkıp şehri seyredebilirsin. Tabi uzun sırayı beklemeyi göze alırsan. 

Sonra Şanzelize'de (Champs-Élysées) gezmezsen olmaz 2 kilometrelik bir bulvar. Geniş kaldırımlar, ünlü mağazalar, mola vermek için cafe ve restaurantlar. Geze geze yukarı çıktıysan Zafer takı (Arc de Triomphe) karşında Napolyonun emri ile yapılmış anıtın önünde meçhul asker anıtı bulunuyor. 

Sonra Ünlü Paris bahçelerinden birinde mola ver mutlaka mesela Jardin des Tuileries te. Havada ısındıysa havuz başında güneşlen. Dinlendiysen müze gezmeye başlayabilirsin  LouvreOrangerie ve Jeu de Paume çok yakınsın kaçırma.

Birazda mistik yerler gezilsin Notre Dame Kilisesi ve Sacré Coeur bazilikası görülmeye değer. Sacré Coeur'e kadar gittiysen, Sanatçılar meydanından el emeği bir eser alıp çevresindeki minik cafelerde mola vermeyi unutma. 

Alışveriş yapalım dersen Paris'in bence en görülmeye değer en önemli alışveriş merkezlerinden bir tanesi Galeries Lafayette diğeri Printemps Vitrin süslemelerini izlemekten içeriye giremeyeceksin orası kesin. Birde Paris'e gelmişken Disney store yapmazsan olmaz. Kızlar hediye bekler :) 

Paris kafelerinde, ünlü Paris çaylarından içmeyi unutma. Macaron ye mesela, biraz da eve al mutlaka..

Geceleri otele kaçma hemen, çok güzel jaaz barlar var. Ayrıca  Moulin Rouge ve  Lido de Paris gösterilerinden birini izle mutlaka. Ama sahneye çok yakın oturursan kendini sahnede bulabilirsin. Ve süper performansınla bol bol alkış alabilirsin :)

Ulaşım çok kolay, bizim gibi yürüyerek şehri sokak sokak keşfetmeyi seviyorsan en güzeli o aslında. Ama yürümem dersen metro, otobüs, tramvay ne ararsan var. 

Yeme içme çok çeşitli. Deniz mahsulleri, et, İtalyan ve tabi yanında şarap bizim tercihlerimiz. Farklı bir şey olsun dersen Seine nehrinde kanal turu yapan tekneleri tavsiye ederim. Hem yemek yiyip, hem gece nehirden şehri keşfetme imkanı var. Geçen sene yapmıştık. 

Kısa tatilde ancak bu kadar oluyor. Hepsini gezersek yeniden gitmek için sebebimiz kalmaz sonra :)  























Macaron bebeler yemeye kıyamam ki 





Bu cam küre 175 Eurocuk :) 












Fuar ekibinin bir kısmı :)


Mutluluklar ..





Ömer Lido de Paris'e transfer oldu .. 




Bitti hadi dağılalım :)











LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...