9 Ağustos 2014 Cumartesi

Gittik Geldik.. Venedik 2. Gün..


Venedik'te 2. gün ..

Sabah uyandığımızda hava biraz kapalıydı. Zaten gitmeden önce hava tahminlerine bakmıştık. Zaman zaman yağış gösteriyordu. Ama  her zaman çok sıcakta gezmektense, yağış olmayan bulutlu havayı tercih ederim.. Sabah kahvaltı sonrası otelin bulunduğu La Gıudecca bölgesini keşfe çıktık. Bu bölgeyi tercih etmemizin sebebi tamamen otel seçimimizle ilgiliydi. Ama iyi ki bu bölgeyi ve oteli seçmişiz. Çünkü burası merkezin aksine yerli halkın yaşam alanı. Turistin fazla olmadığı sakin yerler.. Venedik'te ilk kez çocuk parkını ve sokakta oynayan çocukları bu bölgede gördüm. Yine yerli halkın tercih ettiği restaurant ve cafeler mevcut.. Onlar tercih ediyorsa kesin güzeldir, diyerek öğlen yemeğimizi burada bir deniz ürünleri restaurantında yedik..  

Sonra bu bölgede yer alan görülmesi gereken yerleri keşfe çıktık.. 



Il Redentore kilisesi: Redentore İtalyanca kurtarıcı anlamına geliyormuş.  Venedik tarihinde  "Kurtarıcı Bayramı" olarak kutlanan temmuz ayının üçüncü cumartesi ve pazar günleri bu kilisede taplanarak büyük ayinler yapılırmış. Ardından havai fişek gösterileri ve kutlamalar olurmuş. Zaten o kadar büyük bir kilise ki Gıudecca bölgesinde görülmesi gereken en önemli kiliselerden biri..

Öğleden sonraki planımız Murano adasına gitmekti. Ama yağmur yağmaya başlayınca ıslanıp otele geri döndük. Biraz otelin barında takıldıktan sonra, yağmur dinince üzerimizi değiştirip Murano'ya doğru yola çıktık. 4.1 ve 4.2 numaralı vaporettolarla sanırım 30-40 dakika kadar gittikten sonra adaya ulaştık. Tam gezmeye başladık hava birden o kadar ısındı ki biz yağmur yağacak diye biraz kalın giyindiğimiz için resmen piştik. Nem çok fazlaydı. Bu şekilde gezmek imkansız bir hal alınca, kıyafet almak için dükkanları gezdik ama, tekstil ürünü satan bir yer bulmadık.  Her yer cam eşya hediyelik dükkanı doluydu,  ve kıyafet bulamayınca nasılsa zamanımız var, yarın yine geliriz diyerek otele geri döndük.. Üzerimizi değiştirip yeniden büyük kanal çevresinde ve sokaklarda kaybolmaya karar verdik. Köprüler, kanallar, köprüler yine kanallar ve yine köprüler şeklinde gezdik. Venedik ana karada 180 adacık. 170 kanal ve 400 köprü olduğunu söylemiş miydim :)

Hayat sokakta :)


Köprüde fotoğraf çekilmek için sıra bekleyen Seyhan :) 





Kaybolmak güzeldir...


Çıkmaz sokak zannederken minik bir yol görünüyor ..





Pencere ...



Bu sokakta yaşayanlar çok zayıf olmalı :) 



Seviyoreeee  :) 





Köprüden geçiyorsun başını dikkat :) 


Dar sokakların kesiştiği küçük meydanlar ve soluklanmak için cafeler..








Devam edecek :) 







Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...