28 Aralık 2015 Pazartesi

Asia Chai Art Çay Tadım Atölesi..

Arkadaşım Songül tam senlik bir atölye buldum gitsene dediğinde. İki dakika içinde kaydımı yaptırmıştım bile :)

Asia Chai Art benim için çok geç kalınmış bir keşif oldu. 2012 Mayıs ayından bu yana,  Kadıköy/ Kazasker'de dünya çayları üzerine kafe ve satış hizmeti veriyormuş. Asia Chai Art bünyesinde 50 çeşit çay bulunuyor. Ayrıca çay aksesuarları satışı da yapılan çok keyifli bir mekan.




Benim katıldığım tadım atölyesinde uzak doğu ve Hindistan bölgelerinden 15 kadar çayın tadımını yaptık. Sadece çeşitli çaylar içmedik, aynı zamanda Halil beyin keyifli anlatımı ile çay kültürü hakkında bilgiler aldık. 

Türkiye çay sever bir ülke. Sabah kahvaltısı ile başlayan çay seremonisi, yemek sonraları, 5 çayları, koyu sohbet eşlikçisi olarak gün içinde bir çok kez içiliyor. Genelde siyah çay tüketiyoruz Ama son yıllarda özellikle yeşil çayda tercih edilir oldu. Yeşil çay yaprakları toplandıktan sonra tavada ya da buhar ile soldurulup, ısı uygulanarak fermentasyon durdurulur. Bu işleme sabitleme denir.  Daha sonra şekillendirilip kurutulur. 90 derece suda 3 dakika kadar demlenmesi gereken yeşil çay. Yüksek kalitesi, yumuşak tadı, antioksidan oluşu ve metabolizmayı hızlandırması sebebi ile çok tercih ediliyor.

Yeşil çaydan daha faydalı bir çay var mı? derseniz  Beyaz Çay derim. Çok az güneş ve işlem gören çaydır. Kafein değeri en düşük. Antioksidan değeri en yüksek olanıdır. Bahar aylarında açan ilk tomurcukların toplanarak soldurması ile elde ediliyor. Bu sebeple nadir bulunan ve faydaları saymakla bitmeyen bir çay.  80 derece suda  5 dakika kadar demlenmesi gerekiyor. Ve aynı çay bir kaç kez demlenebiliyor. Rengi neredeyse şeffaf, tadı çok hoş. 

Tadım yaptığımız diğer çaylar sarı çay ve Oolon çaylarıydı. Ayrıca çok özellikli olan bir çay denedik. Pu’erh çayı Çin’in Yunnan bölgesindeki yabani çay ağaçlarının iri ve dayanıklı yapraklarından üretiliyor. Soldurulup, şekillendirildikten sonra kurutulup yaklaşık 3 yıl mikrobiyal fermente ediliyor. Şarap gibi mayalanıyor,  yıllandırılıyor. Özel bıçağı ile kesilerek ufalanıp demleniyor.  







  


Tadım yaptığımız diğer çaylar: 

  • White Silver Needle (Beyaz Çay)
  • Jasmine Dragon Pearl  (Yasemin Çiçeği ve Yeşil Çay Yaprağı)
  • Tie Guanyu Oolong
  • Wu Yi Yan Oolong
  • Milk Oolong (Oolong çayı ve soya sütü)
  • Kukicha 
  • Hojicha
  • Genmaicha (Yeşil çay, patlamış mısır ve kavrulmuş esmer pirinç)
  • Darjeeling
  • Lapsang Souchong (İsli çay)
  • Rooibos Vanilla Bourbon (Rooibos yaprağı, vanilya parçaları)


İyi bir demleme nasıl olur?

Çayı porselen demlikte ve içme suyu ile demlemeliyiz. 
Ayrıca suyu kaynatıp kaynayan suyu direkt olarak çay yapraklarına döktüğümüzde yaprakları yakarız ve çay kısa sürede acılaşır.
Su tam kaynamadan 80-90 derece civarındayken demleme yapmak, daha iyi bir çay demlemenizi sağlar. 
Çayı demlemeden önce soğuk suda yıkayıp tozlarından arındırmakta acılaşmayı engelleyen faktörlerden. 
Lezzetli bir çay içmek isterseniz benmari usulü demlemeyi de deneyebilirsiniz. Demleme işlemini soğuk su ile yapıp. Çaydanlığın altında kısık ateşte kaynayan suyun buharı ile yavaş yavaş demlenen çayda çok lezzetli olur

Hadi şimdi bir çay içelim :) 




  


Adres: Şemsettin Günaltay Cad. No: 121/A Kazasker, Kadıköy/İstanbul
Tel: 0 216 445 00 01

Not: Pu’erh çay görseli netten alınmıştır. 

11 Aralık 2015 Cuma

Kavanozdan mumluk yapımı


Yağmurlu havalarda ne yaparım. Eve kapanır, bolca çay içer, pinterestte takılırım :)

Hele yeni yıl yaklaşıyorsa dıy projeler pek revaçta olur. Pinle pinleye bildiğin kadar. Mumları severim. Dolayısı ile mumlukları da severim.  Evde yeni yıl havasına girmişken Pinterestte görüp çok beğendiğim bir mumluğu yaptım.

Gerekli malzemeler. 

Siyah karton yoksa A4 kağıdı
Boş bir kavanoz yada vazo
Kar spreyi
Makas
Prit yapıştırıcı
Şablonu boyamamak için herhangi bir boya
Mum


Siyah kartona, yoksa A4 kağıdına şablonu çiziyoruz. İnternette hazır şablonlarda bulabilirsiniz. Yeni yıl havasına uygun çam ağaçlı bir çizim yapıyoruz. Siyaha boyadıktan sonra kesiyoruz. Pritle şablonu kavanozun dışına yapıştırıyoruz. Kavanozun içine bolca kar spreyi sıktıktan sonra . Mumluğumuz hazır :)




10 Aralık 2015 Perşembe

Hale Jale Bütün Mahalle...

Herkese Merhaba :) 

Fırsat buldukça yeni mekanları gezip kafe keşfi yapıyorum. Listemde gidilmeyi belleyen yerleri Leyla'ya gönderip  ''Leyla buraya gidelim mi? Bak şurası da çok güzelmiş, gitmeyeni dövüyormuşlar '' diyerek taciz edip onu da yoldan çıkarıyorum. Kendisi yoldan çıkmaya gönüllü orası ayrı tabi :) 

Geçtiğimiz günlerde henüz havalar bu kadar soğumamışken. Moda turu yapmaya karar verdik. Benim aklımda bir tane mekan vardı. Leyla'nın ''Seni bir yere götüreceğim, tabi yerini hatırlarsam çok eskiden gitmiştik :) '' dediği bir mekan daha eklenince iki yeni keşif için yola çıktık. 

Yazmaya ikincisinden başlıyorum. 

Kadıköy’ün en işlek sokaklarından biri olan Damacı Sokak’ta Viktor Levi Şarap evinin tam karşısında rengarenk dekorasyonu ile ben buradayım hadi gelsenize diyen ''Hale Jale Bütün Mahalle'' çok samimi minicik bir mekan. Hepi topu 4 masası olan mekanda, masaların isimleri bile var. Biz Suna ile oturduk :)

El yapımı tatlılar, ufak atıştırmalıklar, börek, kek ve çay kahve seçenekleri var. Mekana özel farklı dondurma çeşitleri de mevcut. Ben çok met edilen akide şekerli tarçınlı dondurmayı denedim. Çok başarılıydı. Havalar soğudu demeyin sizde deneyin :) 

Mekanın dekorasyonunda eski radyolar, rengarenk ayakkabılar, tavandan sarkan avizeler, taş duvarlar var.  Keyifli sohbetlere ev sahipliği yapacak neşeli bir yer. Tek dezavantajı lavabosu yok. İki bardaktan fazla çay içmeyin :) 

Hale Jale Bütün Mahalle
 Moda Caddesi, Damacı Sokak, No 3/A  Kadıköy














7 Aralık 2015 Pazartesi

WMF Çocuk Seti Yeni Yıl Çekilişi..KAPANDI



Yeni yıl yaklaşırken bir çekiliş yapmaya karar verdim. Hediye için yine çok uzağa gitmeme gerek kalmadı :) Bizim şirketten WMF çocuk setlerinden iki miniğe hediye vermek istiyorum.

WMF Nemo Çocuk Seti 4 Parçadan oluşuyor.
Cromargan 18/10 Paslanmaz çelik Çatal, Bıçak, Kaşık, Küçük kaşık.
Eğlenceli renkleri ve küçük eller için kavramayı kolaylaştırıcı dizaynı ile yemek yemeyi keyifli hale dönüştürüyor.
Bulaşık Makinesinde yıkanabiliyor.


Hediye sponsorum WMF Türkiye ana partneri olan sevgili kocacığıma teşekkürler :) ERENİL 

Katılım detaylarına gelirsek.

Tek şart var blogumun izleyicisi olmanız, ve bu postun altına yorum bırakmanız.

Katılım 31 Aralık gecesi 00.00'da sona eriyor.

Çekiliş eş zamanlı olarak Intagram ve Facebook hesabımdan da devam ediyor olacak. Oradan da yarışmaya katılarak şansınızı arttırabilirsiniz. 

Herkese bol şans..

Sevgiler...

Seyhan


Kazanan: @betulemirrr ve @berenin_annesii 
👏

3 Aralık 2015 Perşembe

Bebeğinizin Kakası Size Ne Anlatır?


''Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler''
''Stressiz Tuvalet Eğitimi''
''Emzirme Sanatı''
''O Tabak Bitecek '' gibi biz annelerin başucu kitaplarının yayıncısı, Gün yayıncılığın yeni kitabını çıktı duydunuz mu? 

Çiş, kaka, pırt, gup, kusma ve çok daha fazlası hakkında bilmek istemediğinizher şey…

Amerika’da çok satan “What’s Your Poo Telling You?” kitabının yazarları uzmanlıklarını bu kez bebek kakası üzerinde gösteriyor!
Bebeklerin –çocuklarınkinden farklı olarak bir günü bir gününü tutmayan kakaları onların genel sağlığı hakkında bize çok şey söyler. Dr.Anish Sheth ve Josh Richman “Kakalangelo” dan “Gençlik Pınarı”na; “Rus Ruleti”nden ebeveynlerin kabusu “Kakanami” ve “Çifte Bela” ya dek anne karnından tuvalet eğitimi sürecine kadar bebeklerin sindirim (ve elbette boşaltım!) maceralarına ilişkin yaşadıkları tüm acayip olayları bu kitapta inceliyor. “Bu nasıl renk böyle bu da ne demek şimdi?” diye biricik bebeklerinin bezindekilerin içeriğini adeta “hayatın anlamını ararcasına” merak eden yeni anne babalar “Kaka Paleti” bölümünde aradıkları tüm cevapları bulabilirler.

   Eğlenceli ve usta bir dille yazılıp aynı ustalıkla resimlendirilen “Bebeğinizin Kakası Size Ne      Anlatır?” kirli bezlerle baş edecek yeni ebeveynler ve anne baba adayları için paha biçilmez bir rehber.      

  Eser Adı: Bebeğinizin Kakası Size Ne Anlatır? 
Yazar: Dr.Anish Sheth – Josh Richman 
Çizen: Peter Arkle 
Yayınevinde kitabın ait olduğu Dizi Adı: Bebek Bakımı 
Kitabın genel anlamda türü: Bebek Bakımı 
Cilt Bilgisi: Amerikan cilt 
Kâğıt Bilgisi: 60gr Enzo 
Basım Tarihi: Kasım 2015 
Sayfa Sayısı: 135 
Kitap Boyutları: 13.5*19.5 cm 
Etiket Fiyatı: 15 YTL 
Çıkış Tarihi: Kasım 2015 

Ayrıntılı Bilgi İçin: 
Tel:0216 369 57 42 
info@gunyayincilik.com 
www.gunyayincilik.com 
facebook/gunyayincilik 
twitter/gunyayincilik 
instagram/gunyayincilik 



2 Aralık 2015 Çarşamba

Minopolis Çocuk Şehri Gezimiz..


Geçtiğimiz  hafta Teog sınavlar sebebi ile okulumuz iki gün tatil oldu. Böylece uzun zamandır gitmeyi planladığımız Minopolis gezisi için fırsat doğdu. Defne Nil ve kuzeni Emir sabah erkenden yollara düştük. Minopolis Bakırköy Marmara Forum içinde 4500 metrekare alanda kurulmuş. 4-14 yaş grubundaki çocukların 32 meslek istasyonunda 100 kadar mesleği deneyimlediği bir şehir. Yani çocukların şehri. 

8 yaşından küçük çocukların bir yetişkin ile giriş yaptığı Minopolis'e, giriş yapan çocuğa ve beraber girdiği yetişkine bileklik takılıyor. Bu bilekliklerle ikisininde takip edilmesini sağlıyor. Minopolis'e bir yetişkin eşliğinde giren çocuk Minopolis'ten ancak yine aynı yetişkin eşliğinde çıkabiliyor. Bilekliklerimizi takıp giriş yaptıktan sonra meslek istasyonlarını denemeye başladık. 

Bazı istasyonlarda yaş sınırı var.  Bazı istasyonlarda kişi sınırı. Örneğin 5 katılımcı olmadan istasyonu açmıyorlar. Bu önceleri biraz zaman kaybı yarattı. Daha sonra çalışan personel desteği ile bizimle aynı mesleği tecrübe etme isteyen kişiler bulundu. Ve eğlence başladı. 

Önce inşaatta çalıştı, kepçe kullandı. Polis ve  İtfaiyeci oldu. Takı tasarladı, süt sağdı. Çikolata yaptı. Güzellik salonuna girdi oje sürdürdü :) Hipp sağlıklı beslenme istasyonunu deneyip, beslenme uzmanı oldu. Bisküvi yapımını öğrendi. Portakal suyu yaptı. Dişçi oldu (Anne en çok bunu sevdi )

Bazı istasyonlar hiç ilgisini çekmedi. Mesela pizza yapmak istemedi. Bence de çok gerekli değildi, zaten, evde mutfakta çalışmayı çok seviyor. Dışarıda tecrübe etmesine gerek kalmadı. 
Göz hastanesi ilgisini çekmedi, zaten gözük kullandığı  için bu sürece hakim. Cazip gelmedi. 
Süper market aynı şekilde normal hayatta tecrübe ettiği bir şey.
Evde portakal suyu da sıkıyor ama ona girdi :)  

Minopolis 4 saatlik seanslar şeklinde çalışıyor. Biz 10:00- 14:30 seansına girdik. Her istasyonda en az 15-20 dakika kalınıyor. Arada yemek molası verince bazı meslekleri tecrübe etmeye süremiz yetmedi. Doktor, kargocu ve moda stüdyosuna zamanımız kalmadı :(  Hafta içi seans uygulaması olmaksızın 10:00-17:00 arası çalışılıyor. Bizde hafta içi gittik ama şansımıza Teog sınavı sebebi ile seans şeklinde çalışıldı :(  Hafta içi gitmek daha mantıklı gibi. Ama okulu olan çocuklar için bu biraz zor. 

Çocuklar için keyifli bir yer. Defne Nil ve Emir için güzel bir gün oldu. Ben yoruldum :)))










20 Kasım 2015 Cuma

NevMekan.. Beni Burada Unutun...


İçeriye girdik. Yüksek tavan, geniş ve ferah oturma alanları. Bol bol kitap.    Bingo ilk görüşte aşk..

Üst kata çıktık. Şu devasa pencereyi gördüm. İçeriye süzülen güneş ışığı, aman allahım dedim çok güzelsin. Nereye oturacağımızı şaşırdık önce, Sonra bu pencereyi görebileceğimiz bir noktayı tercih ettik. Ve böylece tanıştık NevMekan'la 



NevMekan'nın tarihinden bahsetmek istiyorum biraz. 1871 yıllında kullanılmaya başlanan atlı tramvay İstanbul'da kent içi ulaşımın miladı sayılıyor. Önünde borazanı olan ve geldiğini ''varda'' diyerek bağırarak haber veren Vardacıları ile ünlü araç 1914 yılında elektrikli tramvaya geçilmesi ile tarihin tozlu sayfalarına gömülüyor. O tramvaylar Üsküdar Bağlarbaşı'nda bulunan İETT garajı ve tramvay hangarı olarak kullanılan bu binaya kaldırılıyor. Kısa bir süre önce Üsküdar belediyesi bu binayı 7 ay gibi bir sürede restore ederek, Sanat galerisi, kitap evi, kafe konsepti ile hizmete açmış. Mekan girişinde aslına uygun olarak restore edilen bir tramvay var. 




Osmanlıca yeni-taze anlamına gelen Nev ismini alarak ''NevMekan'' olmuş. Mekanda genelde gençler var. Öğrenciler daha çok. Sessiz sakin bir yer, ders çalışmak ve kitap okumak için çok uygun. 

Garsonlar ilgili, çaylar güzel, ıslak kek aldık çayın yanına lezzetliydi. Menüsü çok çok kalabalık değil, ama bence yeterli. Fiyatlar gayet uygun. Kısacası başarılı.

Üst katta bir piyano var. Şansımıza o gün müşteriler arasından bir genç, kısa bir parça çaldı. Çok keyifli bir dinleti oldu. Öğrendiğim kadarı ile yazar imza günleri ve müzik dinletileri de yapılıyormuş. 

Güzel ülkemde belediyecilik anlamında örneğine pek rastlanmaz. Emeği geçenlere teşekkürler. 

Bu tarz mekanların çoğalması dileği ile. Gidilecek yerler listenize eklemelisiniz....














18 Kasım 2015 Çarşamba

Yazsam okusam, okusam yazsam biri devamlı çay verse bana…


Hadi çay koy da içelim.. diyebileceğim insanlar azalınca çay evlerini sever oldum. Onlarda güzel çay veriyorlar. Parasıyla ama olsun. 

Anlatırsam dinlerler de, belki beni  de. Mesela oturduğum köşe masada ağlamaya başlasam birdenbire, sessizce.... Bir şeye ihtiyacınız var mı? diye sorar biri çekinerek eminin. Çünkü biz ağlayan insana dayanamayız. Teselli etmek isteriz. Baktık teselli edemedik, başlarız onunla ağlamaya.. 

Teselliye ihtiyacınız olduğunda çay vereniniz bol olsun.. Baktık veren yok, çay evleri sağ olsun..



İstanbul'da hatta tüm Türkiye'de hızla artan kahve kültürüne inat, benim gibi çay severler için açılan güzel yerlerde var. Kısa süre önce Leyla ile birlikte birini keşfe gittik. 

Çaycı İzzet Efendi. Çengelköy Kerime Hatun cami sokağına girip biraz ilerledikten sonra. Kırmızı boyası ile ben buradayım dedi zaten.  Çok sevimli ve minik bir kafe. Her yer çay ve kitap.  Dahasına gerekte yok. 

60'ın üzerinde çay çeşidi var. Kafede menü bulunmuyor. Teşhirde bulunan çay kavanozlarını koklayarak aromasını beğendiğinizi seçiyorsunuz hazırlıyorlar. Çayların bir çoğu uzak doğu kökenli, yeşil çay temelli. Siyah çay ve bitki çayları karışımları da mevcut Denenecek bol bol seçenek var yani. Ben siyah çay severim. Siyah çay tabanlı bir ürün denedim. Gayet güzeldi. Leyla'nın denediği kış çayı da çok başarılıydı. 

Çayın yanına bir şeyler yemek isterseniz. Mekan sahibinin kendi elleri ile hazırladığı, kekler, tatlılar var. Bir biraz erken gittiğimizden. Browni fırındaydı. Pişmesini bekleyemedik.  Ama gayet güzel kabarmıştı :) Çalışanlar ilgili. Ortam sıcak ve samimi. Sevmediğim tek şey müzik seçimi oldu. Yunan müzikleri çalıyordu. Türk sanat müziği yada uzak doğu tınılar atmosfere daha çok uyardı sanki.   Ücret uygun. İki fincanlık pot için 12'şer lira ödedik. Bizim yeniden yolumuz düşecek, belki karşılaşırız bile. 

Unutmadan Çengelköy turu yapmada dönmeyin :) 









17 Kasım 2015 Salı

DüşTepe Oyun Müzesi


İstanbul için yazdan kalma bir güne, yazda kalma bir post hazırladım. 

DüşTepe oyun müzesi gezimiz. Çocukların ve ruhu çocuk kalanların çok keyif alacağı bir yer. 

Mayıs 2015'te Ataşehir belediyesi Mimar Sinan parkının içinde yer alan iki ahşap binanın birini oyun müzesi, değerini oyun bahçesi olarak kullanıma açılmıştı. Bizde kızlarla Düştepe'nin yolun tuttuk. 

Yirmiden fazla ülke, 150 den fazla koleksiyonerden toplanmış, oyuncak ve oyunların sergilendiği müzede. 100-150 yıllık oyuncaklar yer alıyor. Defne Nil ve Peri'nin tanımadığı pek çok kahraman benim gözlerimin parlamasına sebep oldu. Yaşım ortaya çıkmasın diye isim vermiyorum:) 

Ataşehir belediyesi müzenin oluşumunda İstanbul Oyuncak müzesinin kurucusu Sunay Akın'dan büyük destek görmüş. Sunay Akın'ın danışmanlığını yaptığı müzenin oyun alanında, çocuklar için çeşitli faaliyetler, festivaller ve etkinlikler planlanmış. Henüz gitmediyseniz uğramanızı tavsiye ederim. 

Mimar Sinan Parkı/ Ataşehir
216/688 13 23










LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...