26 Mart 2015 Perşembe

Tavsiye Evinde Okul Kararını Konuştuk.




Şu sıralar pek çok kişinin kafasını kurcalayan yegane konu ''hangi okul''.   Tavsiye Evi'nde bir sohbete katıldım. epey karışık olsa da notlar aldım :)  Sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Marmara üniversitesi Atatürk eğitim fakültesinde 19. yılını tamamlamış. Eğitim fakültesi okul öncesi ve ilköğretim alanında özellikle okul uygunluğu konusunda pek çok çalışması olan Yard. Doç. Dr. Özgül Polat ile Özel okullar derneği eş başkanı olan ve işin uygulama kısmında yer alan Yusuf Tavukçuoğlu bizimleydi.

Nasıl bir okul...

Anne babalar olarak sormamız gereken çok önemli bir soru var. Biz nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz?  Biz çocuğu neye odaklayacağız. Aslında bu iş bir tek anne ve babanın istediği gibi olmuyor. Çocuğu çok iyi tanımak gerekir. Çocuğun olmasını istediğiniz mesleğe uygunluğu ve onun isteklerine uyup uymadığı çok önemlidir. bu noktada da uzmanlar, okullar, öğretmenler ve rehberlik servisleri aileye rehberlik yapmalıdır. 

Bu konuda cevaplamanız gereken iki başlık var. 
  • Çocuğumu akademik başarıya mı odaklamak istiyorum. 
  • Çocuğumu hayat başarısına mı odaklamak istiyorum. 

Akademik başarı önceliğiniz ise sınav odaklı okullara yönlendirip çocuğumu oraya gönderip, ne istediğine ve kişiliğine uygunluğuna takılmazsınız. Doktor, Avukat vs olur.

Bir çocuk ne zaman kendisi olabilecek?

Çocuk dünyaya geliyor. Anne baba kendisi gibi çocuk yetiştirmeye çalışıyor. 
Anaokulu, ilkokul ve lisede öğretmenlerinin istekleri doğrultusunda değişiyor. 
Üniversiteye geldiğinde çocuğun kişiliği için artık yapacak bir şey kalmıyor. Çünkü çok geç kalınmış oluyor. Bir çocuk kendisi gibi olabilmeli. Özüne uygun, mutlu ve hayat başarısı yüksek çocuklar yetiştirmek istiyorsanız. Çocuğun kendisi olmasına izin vermelisiniz. 

Çocuğumun kendisi olmasına izin veren, ve bir yanı ile akademik anlamda da eksik bırakmayan okul olmalı. Mutlu, sosyal ortamlarda uyumlu, girişken olabilmeli. Akademik başarı önemlidir ama, sosyal yönden eksik bırakan, sınav odaklı olan okullardan sosyalleşme unutulur. Çok büyük yarışların içine gireceği okulları tercih etmemeliyiz. Akademik başarı önemlidir ama çocuklarının sosyal yanını unutturmamalıdır. 



Anne babaların isteği 

Bir çok şey dönüşebilir. Bir çok şey değişebilir farklılaşabilir, ama çocuk hep ''En''  olmasıdır. Anne babalar herkese göre ''En'' olabilen çocuk ister. 

Bu durumda eğitimcilerin yapması gereken: En olmak herkese göre en olmak değil, Her çocuğun kendi kapasitesi içerisinde ''En'' yukarıya çekmektir. Bir çocuğun bulunduğu düzeyi çok iyi tespit edip o çerçevede en yukarıya çekmelidir. 

O zaman arayışımız bu noktada olmalı, çocuğun bulunduğu düzeyi doğru tespit edecek, standardizasyonu yapılmış ölçeklere göre bilimsel bir çalışmaya göre çocuğu tanıyıp sadece gözlemleri paylaşmayıp yönlendirebilen okul bulunmalı. Pozitif bilimin merkez olduğu ve bilimselliğin ön planda olduğu bir okul olmalı. 

Çocuğu merkez alarak ve bencillik yapmadan, okulun görüşlerini de dikkate alarak çocuğa uygun olanı seçmeliyiz.

Nasıl bir çocuk yetiştirmeliyiz.

Bu ülkede değişim dönüşümlere imza atabilecek fark yaratabilecek. Çok yönlü derinlemesine esnek ve kapsamlı düşünme becerisine sahip çocuklar yetiştirmeliyiz. Okulun bunları kazandırması demek bu çocuğun zaten hayatta çok ama çok başarılı olması demektir. 


Çocuğun bulunduğu düzeyi doğru tespit etmeliyiz. Çocuğun durumunu tespit ederken ölçeklere boğmamalıyız. Ölçeklerden alınan verilerin bireysel gelişim programlarına yansıyıp yansımaması önemlidir. Okul programlarının yanı sıra, bireysel eğitim programları ile çocuklara bireysel desteklerde yapılmalıdır. 

Düşünmeyi merkeze alan. Tek tip bireyler yetiştirmeyen, farklı bireyler yetiştiren ve mevcut eğitim sisteminin üzerine çıkabilen okullar seçmeliyiz. Görüşmelere gittiğinizde çok soru sormalısınız. Her okul kendini över, ama sizi ikna etmeliler. 

Ama çocuğun yanında okul seçimi çok konuşulmamalı, Çocuğu ürkütüp korkutmamalıyız Anne baba okul seçiminde bu kadar kaygılıyken çocuğun bu konuda ürkmemesi mümkün değildir. 10 okulla görüşecekseniz onuna da çocuğu götürmemeliyiz. Elemeler sonunda son 3 okulda yeniden görüşmeye gidilecekse o zaman çocukla beraber gidip çocuğunda o okulu sevip sevmediğini görmeniz lazım.

''Benim farklı bir yeteneğim yok. Aslında ben sadece tutkulu bir meraklıyım'' Albert Einstein

Tutkulu meraklılık, fırsatlar, deneyimler ve okulun sağladığı imkanlarla gelişen bir süreçtir.


İyi bir birey yetiştirmek çok yorucu bir süreçtir. Ama şimdi uğraşmazsanız bir hayat boyu uğraşmak zorunda kalacaksınız. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını alabilen yaptığı işi seven mutlu bireyler yetiştirmelisiniz.

Bugün parası olan herkes özel okul açabiliyor. Kurumun başındaki liderin kurumu nasıl şekillendirip yönlendirdiği ve bu işe nasıl baktığına dikkat edin. 

Okul görüşmesine gelen velilerin sıkça sorduğu sorular okulun üniversiteye kaç kişi soktuğu, kaçının Boğaziçi, kaçının Ottü olduğudur. 

Önemli olan yaptıkları tercihlere göre ilk üçe girebilen öğrenci başarısıdır. Çok iyi bir müzisyeni doktor yapabilirsiniz, ama mutlu yapamazsınız. 

Türkiye'de eğitimini aldığı işi yapmama oranı  %80 dir. Öğretmen öğretmenliğini yapamıyor. Sevdiği işi yapabilecek onun eğitimini almış bireyler yetiştirmek gerekiyor. 

Benim ekleyeceklerim. 

  • Okula çok yüksek ücretler vermeyin. Pahallı okul iyi okul değildir. 
  • Büyük binalı okul, çok kampüslü okul bence mutlaka iyi okul değildir. 
  • Çocuğun içinde kendini ufacık hissettiği okul iyi okul değildir. (En azından ilk 4 yıl) 
  • Sınıf mevcudu benim için çok önemlidir. 
  • Okulda buz pisti, yüzme havuzu olması önemli değildir. Önemli olan onun kullanılıp kullanılmamasıdır.
  • Tavsiye bir yere kadardır. Tavsiyeyi veren kişinin çocuğu sizin çocuğunuz değildir. Onun mutlu yada mutsuz olması, sizinkininde öyle olacağı anlamına gelmez.  
  • Yaşamadığınız hayatınızı çocuğunuz için planlamayın. 
  • Hiçbir zaman hiçbir yere mahkum değiliz. Kendinizi hiç bir zaman çaresiz hissetmeyin. Okulu seçtik baktık olmadı nakil diye bir şey var :) 



25 Mart 2015 Çarşamba

Theraplay Oyun Terapisi..

Gün Yayıncılık, biz ebeveynler için birbirinden değerli kaynak kitaplar yayımlıyor. Bunlara bir yenisini ekledi Theraplay'in 1. kitabı çok kısa bir süre önce çıktı. 

Theraplay nedir? ne işe yarar? Nasıl yapılır dedik. Nadis Eğitim ve Danışmanlığın yolunu tuttuk. Şeyma Çavuşoğlu ve Aslı Candan Kodalak bize Theraplay'i anlattı. Daha doğrusu önce gösterdi sonra anlattı :) 



Buluşmadan önce kitap ve Theraplay hakkında bir sunum dinleyeceğimi düşünüyordum. Ama sunumdan çok minderlere oturup oyunlar oynadığımız, çok eğlenip güldüğümüz bir yetişkin oyun grubu gibiydi. Davetteki ''Rahat kıyafet giyin'' notundan anlamalıydım :) 

Neler mi yaptık?

Balon yakalamadan başladık. Bardak çevirmeceye geçtik. Yastık yarışı ile devam ettik. Birbirimizin sırtına resimler çizdik, yorulunca birbirimize masaj yaptık. Bazen gaza geldik coştuk, ama çok eğlenip çok güldük. 45 dakika sonunda zaman nasıl geçti anlamadık. Çok samimi bir ortamda tüm katılımcılar pozitif bir iletişim içindeydi. 





İşin oyun kısmından sunum kısmına geçtik ve işte kısaca Theraplay ... 

Theraplay Nedir? 
  • Theraplay terapist tarafından yönlendirilen çocuklar ve ebeveynleri/bakım verenleri için, kısa süreli bir oyun terapisi çeşididir. Her yaştan çocuk ve ergen ile uygulanabilir.
  • Bağlanma, öz saygı ve başkalarına güven duygularını geliştirir. 
  • Ebeveyn ve çocuk arasındaki sağlıklı etkileşimin doğal örüntülerine dayanır. 
  • Ebeveyn-çocuk ilişkisinde bulunan dört temel özellik üzerine odaklanır: Yapı, Besleme, Bağlılık ve Mücadele.
  • Çocuk ve ebeveynler arasında aktif ve empati içeren bir bağ yaratır. 
  • Çocuğun, kendisini değerli ve sevilen biri; ilişkilerini de olumlu ve tatmin edici olarak görmesi ile sonuçlanır. 
Marschak Etkileşim Metodu (MEM) Nedir?

  • MEM, çocuk ile ebeveynleri/bakım verenleri arasındaki etkileşimi gözlemlemek ve değerlendirmek için kullanılan yapılandırılmış bir tekniktir. Theraplay oyun terapisi ile birlikte veya ayrı olarak ikili etkileşim gözlemi için kullanılır.
  • Ebeveynlerin ve çocuğun birlikte yerine getirdikleri bir dizi basit görevden oluşur.
  • Ebeveynin, Yapı, Besleme, Bağlılık ve Mücadele alanlarındaki kapasitesini, çocuğun daebeveynine verdiği karşılık ve tepkileri değerlendirmede kullanılır.
  • Tedavi planlamada ve ailelerin ilişkilerini güçlendirmede onlara nasıl destekolunacağının belirlenmesinde kullanılan faydalı bir araçtır.
Theraplay oyun terapisi ve Mem hangi alanlarda kullanılır ? 
  • Sosyal becerileri geliştirme 
  • İçe kapanıklık, depresyon, korku, utangaçlık 
  • Dışa vurum, öfke, uyum problemleri 
  • Duygu kontrol ve dışa vurum becerileri geliştirme
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu 
  • Davranış Bozuklukları, Karşıt Gelme Bozukluğu
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu 
  • Otizm 
  • Gelişimsel gecikme ve gerilikler 
  • Bağlanma ile ilgili sorunlar 
  • Tepkisel Bağlanma Bozukluğu/Karmaşık Travma 
  • Üvey anne-baba ve evlat edinmiş aileler 


Grup Theraplay Nedir?
Grup Theraplay®, çocuklar ve ebeveyn-çocuk ikilisiyle uygulanan Theraplay oyun terapisi modelinin grup ortamına uyarlanmış şeklidir.
Bir Theraplay grubunda, diğer oyun gruplarından farklı olarak, sözsüz öğrenmeye dayalı bir süreç işler. Grup liderleri ve çocuklar, olumlu sosyal davranışlar hakkında konuşmak yerine, olumlu sosyal etkileşimlerde bulunurlar. Böylece çocuk olumlu davranışları yaşayarak öğrenir. Gruptan gelen olumlu mesajlar zamanla çocuğun kendine ve dünyaya dair algısının bir parçası haline gelir. Çocuklar yapı, bağlılık, besleme ve/veya mücadele ihtiyacında ise gruptaki deneyimleri sayesinde bu ihtiyaçlarını giderir, bunları içselleştirir ve bu olumlu öğrenimi etkileşimin doğal akışında diğer ilişkilerine de taşırlar.
Theraplay grubu, yetişkin liderliğinde sürdürülen, yapılandırılmış bir oyun grubudur. Bu grup, oyun dolu, iş birlikçi ve besleyici aktiviteler ile duygusal esenliği arttırır. Theraplay grubu çocuğun kendine inancını, aidiyet duygusunu, kendine ve başkalarına değer verme becerisini ve gelişmekte olan güven duygusunu besler. Theraplay grubunun dört kuralı vardır: Zarar vermek yok, birlikte hareket et, eğlen ve yetişkin yetkili kişidir. Bu dört kural grup yapısının temelini oluşturur. Liderler eğlenceli, ilgili, besleyici, kabul edici ve cesaretlendirici bir atmosfer yaratırlar. Bu da çocukların sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimlerini destekler.
Bir Theraplay grubu, grup bireylerinin içsel kontrol mekanizmalarına hitap eden ve sağlıklı etkileşim yaratma isteğini destekleyen iç kurallara sahiptir. Theraplay grubu oyun dolu ve eğlenceli olduğu için çocukların ilgisini çeker. Bu aynı zamanda daha büyük yaştaki çocuklara sosyal becerileri ve iletişim becerilerini “öğretmek” için de bir yol olarak kullanılabilir. Sonuç olarak Theraplay grupları, çocukların yaşamına eğlence ve canlılık getirmenin mükemmel bir yoludur.
Theraplay grupları terapötik olmalarının yanı sıra, her türlü problemde çocukların fayda sağlayacağı gruplardır. Örneğin, günümüzde çocuklar yüksek başarı ve performans baskısı ile karşılaşmakta ve kimi zaman ailelerinden yeterince destek alamamaktadırlar. Bu durumda başardıkları ve yaptıklarından çok kendileri oldukları için şefkat ve takdir görecekleri bir Theraplay grubuna katılmak, onların hayatında olumlu etkiler yaratır.
Theraplay grupları, psikolojik danışmanlar ve diğer ruh sağlığı çalışanları tarafından okullar, okul öncesi kurumlar, ev ortamları ve aile terapisinde kullanılır. Son dönemde Grup Theraplay Modeli öğretmenler ve klinik eğitimi olmayan diğer kişilerin kullanımı için de uyarlanmıştı

Theraplay Türkiye web sayfası: http://www.theraplayturkey.org 
http://www.nadisdanismanlik.com/
Therplay kitabını edinmek için TIK









20 Mart 2015 Cuma

#VinodaKızKıza



Şarap severim, şarap seveni daha çok severim :)

Vino Steak House'la yollarımız kesişti ve bir blogger buluşması organize ettik. 8 Mart dünya kadınlar gününü, blogger arkadaşlarımla #VinodaKızKıza bir şarap tadım etkinliği ile kutladık.

14 ülkeden 350 çeşit şarap seçeneği bulunan Vino'da içmek istediğiniz şarabı kav odasından kendiniz seçebiliyorsunuz. Yok ben bu işten anlamam derseniz. Şarap uzmanı Alper Apaydın size tüm incelikleri ile anlatıp yardımcı oluyor. Türkiye’nin her bölgesinden önde gelen şarap üreticilerinin, butik bağların ve dünya markalarının şaraplarını bulabiliyorsunuz. 350 çeşit şarap arasından seçim yapmanız çok zor oluyor. Vino Steak House’da şarap fiyat aralıkları ise 25 TL'den 3650 TL’ye kadar değişebiliyor.

Şarap içiyoruz yanına ne yesek derseniz. Öncelikle bir peynir tabağı şart. Daha sonra şef Deniz Yılmaz'ın dry aging tekniği ile dinlendirilmiş lezzetli etlerinin tadına bakabilirsiniz. Et yemek istemeyenler için makarna ve pizza seçenekleri mevcut. 

Özellikle havaların hafif hafif ısınmaya başladığı şu günlerde, köşkün geniş bahçesi ve terasını da değerlendirmenizi tavsiye ediyorum. Ve en önemlisi şarap tutkunlarının yolu mutlaka Vino'ya düşmeli ..

Organizasyona ev sahipliği yapan Vino Steak House Metin Kocabaş'a, marka danışmanı Deniz hanıma. Ve geceyi daha da keyifli kılan blogger arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.. 




Şarap uzmanı Alper Apaydın 
#AlperAnlatıyor hashtagi ile sosyal medya hesaplarında her salı ve perşembe şarap hakkında bilgiler veriyor. 







 İletişim Bilgileri
Tütüncü Mehmet Efendi Cad. No:1/1 Göztepe (Bağdat Caddesi Göztepe Işıklar)
Tel : +(90) 216 363 02 03
GSM:  +(90) 530 178 06 78



* Fotoğraflar için sevgili Sibel'e teşekkürler .. Her zamanki gibi süpersin :)




14 Mart 2015 Cumartesi

Direksiyonda Anne Var..

trafik, kadın sürücü, anne çocuk , blogger,


3 Mart'ta Türkiye’nin ilk aile ekranı www.ailemizle.tv 'nin kurucusu Vloggeranne sevgili Berna'nın yeni projesi Anne Direksiyonda'nın tanıtımı vardı. Maalesef toplantıya çok istememe rağmen yetişemedim. Çok faydalı bir projeden sizlere de bahsetmek istiyorum. 

Anne Direksiyonda projesi, çocuğuyla birlikte arabasına binip direksiyona geçen annenin araba içinde yaşadıklarını anlatabilmeyi, gösterebilmeyi ve diğer sürücülerin araba kullanan annelere karşı trafikte daha saygılı olmalarını sağlamayı amaçlıyor.
Trafikte araç kullanırken dikkatli olmak gerek. Araçta bebeği / çocuğu ile seyahat eden bir annenin ise diğer sürücülerden çok daha hassas bir durumu var: Bir taraftan diğer herkese oranla araçta dikkatini dağıtabilecek çok fazla faktör mevcut, diğer taraftan bütün bu faktörlere rağmen canından çok sevdiği bebeğini riske atmayacağı için herkesten daha dikkatli araç kullanmalı...


Bebekle hem yurtdışında hem Türkiyede araba kullanmış ve aradaki farkı gözlemlemiş olan Vloggeranne Berna Kasapoğlu SerdarlıAnne Direksiyondaprojesi ile tüm sürücülerin direksiyondaki anneler konusunda farkındalığını arttırmayı hedefliyor. Toplumumuzda anneye duyulan saygıdan yola çıkılarak, uzun vadede kadın sürücülere karşı bakışın da değişeceğini düşünen üç çocuk annesi Serdarlı, bu projeyle çocuklarımızın ileride bizim yaşadığımız sorunları yaşamaması için çalışıyor.
 Anne sürücü acemi sürücü değildir. Tam aksine, araçta bebeğin dikkat dağıtan tüm hareketlerine rağmen dikkatini toplamayı başarabilen bilinçli sürücüdür.” 






6 Mart 2015 Cuma

YeniBirHayat...Yurtdışı Yaşam, Sağlık ve Eğitim Merkezi


Amerika’da Doğumun Avantajları
Son dönemlerde sıkça tercih edilen Amerika’da doğum , birçok avantaj ve ayrıcalık sağlamaktadır. Çocuğunuzun büyüdüğü zaman yaşamı için tercihler yapabilme özgürlüğü kuşkusuz çok harika bir ayrıcalık. Amerikan vatandaşlığı kazanarak dünyaya gelmesinin avantajlarından bahsedebiliriz.  
Amerika’da doğan bir bebeğin Amerikan vatandaşı olma hakkı, Amerikan anayasası ile güvence altında olarak, Amerika’da doğan her bebeğe koşulsuz bu hak verilmektedir.
Doğumunun ilk haftaları itibariyle Amerikan pasaportu çıkartılmaktadır.  Bu pasaport çocuğunuza, dünyanın hemen hemen her ülkesine vizesiz seyahat etme hakkı sağlar. Amerikan vatandaşlığının devam etmesi için Amerika’da bulunmak ya da zorunlu olarak belli sürelerde giriş çıkış yapmak gerekmez.  Vatandaşlık ömür boyu süren bir haktır. Amerika’da doğan çocuğunuz istediği zaman Amerika’ya yerleşerek eğitim ve çalışma hayatını orada devam ettirebilir.  
Türkiye’de kariyer imkanları için de bu durum çok büyük avantaj sağlar. Çalışma hayatına başladığında eğer iyi bir eğitim almış ise, Amerikan şirketlerinde çalışma ve Amerika’ya transfer olma imkanı Türk vatandaşlarına göre çok daha yüksek olacaktır.
Amerika’da doğum yapmanın avantajları çocuğunuz sadece büyüdüğünde değil tüm eğitim hayatı boyunca avantajlar sağlayacaktır. Bilindiği gibi yurtdışı eğitim denildiğinde ilk akla gelen ülkelerin en başında Amerika gelmektedir. Amerika’da lise son sınıfa kadar temel eğitim ücretsiz olarak sunulmaktadır. Eğer Amerika’da yaşayacaksa diğer Amerikalı öğrenciler gibi temel eğitimini ücretsiz tamamlayabilecektir. Bu durumda da Amerikan üniversitelerine girişi de çok daha kolay olacaktır. Üniversite ücretleri de başka milletlerden gelen öğrencilere uygulanan ücretlere göre çok daha düşük olacaktır.  
Amerika'da doğum alanında hizmet sunan Yeni Bir Hayat Amerika’da yaşamasanız da, çocuğunuzun Türkiye’de eğitiminde de bazı avantajlara sahip olduğunu belirtiyor.  Bazı kolejler yabancı pasaporta sahip öğrencileri sınavsız kabul etmektedirler. Bir diğer ifade ile, kolejlere giriş sınavlarına hazırlanmaları gerekmeyecektir. Amerika yerine Türkiye’de üniversite eğitimini almak istediğinde ise yabancı öğrenci yerleştirme sınavı kapsamında üniversiteye girebilmektedir. Bu sınav ise genel üniversite sınavına göre daha kolay bir sınavdır. Üniversitelerde yabancı öğrencilere açılan kontenjanlardan faydalanıp diledikleri bölüme girme şansları daha yüksek olacaktır.  
Amerika’da doğumun avantajlarından diğeri de aile bireyleri ile ilgili. Çocuğunuz 21 yaşına gelip reşit sayıldığı andan itibaren anne, baba ve kardeşlerinin de Amerika’ya yerleşmesi ve Greencard sahibi olabilmesi için başvuru yapabilecektir.






4 Mart 2015 Çarşamba

Mutluluk Sebebi :)



Telefonuna yapışık yaşayan sadece ben değilim biliyorum :)  Sürekli elimde ve benimle olan bir şeyin, baktığımda beni mutlu etmesi gerekir diye düşünüyorum. Bu durumda iş ekran koruyucularına ve telefon kapaklarına düşüyor. Sevimli süslü püslü kapaklar yerine, kişiye özel tasarlanan kapakları daha çok seviyorum.

Kızlar büyüdükçe kapaklar yenileniyor. Zeynep Lâl daha bonus bile değilken yapılmış bir kapaktan sonra, yeni telefon kapağıma kavuştum. Sana Kapak Olsun'u duymuşsunuzdur. Kullanıcı dostu bir sistemi var, tasarımı yapmak çok kolay. İşin zor kısmı hangi fotoğrafı kullanacağına karar vermek oluyor.

Tasarımı yapıp siparişi verdikten bir gün sonra ürün elime ulaştı.Çok hızlı  gönderim, baskı ve malzeme kalitesi ile çok memnun kaldım. Bu tarz bir ürün yada kişiye özel hediye arayışında olanlara tavsiye ederim.

Bu işten memnun kalmayan Defne Nil oldu :) Ben büyüğüm benim üstte olmam gerekirdi diye sitem etti :))





LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...